baş tacı

19 Ocak 2007

By  | 

Üzerinden 6 yıl geçti. O gün doğan bir çocuk şu an 6 yaşında. İlk arkadaşını edindi, eve geç geldiği için annesinden ilk azarını işitti, yeni yasa tasarısıyla beraber okumayı söktü.

Hrant ise 6 sene öncesinin bir öğleden sonrasında Agos’un önünde öldürüldü. Son senelerde artan ölüm tehditlerine rağmen, bu ülke bana zarar vermez deyip Türkiye’den biraz uzaklaş diyen yakınlarını dinlemeyerek; yaşadığı toprakları, ülkesinin insanlarını severek öldü.

O gün doğan bir çocuk, ilkokul sıralarında ezber bozamayacak cümlelerle okumayı söküyor. Sıra arkadaşıyla beş karışlık sırayı paylaşamadıkları için kavga ediyorlar. Öğretmeni gelip sıraya bir çizgi çekiyor. Yarısı senin olsun, yarısı da senin yeter ki bu sınırı geçmeyin..

Hrant öleli 6 sene oluyor. Hrant’ı ölüme götüren sistem, O’nu ölüme götüren kişiler terfi ettiriliyor. Kirli oyunda 6.sene, 6.perde.  Ne verilen sözler tutuluyor, ne bir arada yaşamak için çabalanıyor. Her gün kardeşi kardeşten, insanı insandan kayırmalar devam ediyor.

O gün doğan bir çocuk kavgaya karışıyor; aynı mahallede, aynı sokakta, aynı apartmanda oturan arkadaşını yumrukluyor çünkü öyle görüyor, öyle duyuyor. ‘Bizden değil’ diyorlar onlar için, konuşma diyorlar, karışma sakın..

Hrant öleli 6 sene oluyor.

Anadolu’nun uçsuz bucaksız toprakları bizlere açılalı ise binlerce yıl.

Ne kalıyor elimizde bizim? Anadolu medeniyetinin aykırılıklardan oluşması mı? Sayısı çokça olmayanı kırmak mı kalıyor elimizde? Bizden olmayanı sınırların dışına çıkartmak mı?

Susmak kalmıyor bize. Konuşmak kalıyor, kardeşlik kalıyor, barış isteyen Hrant, 6 senedir ağlayan ama yılmayan Rakel kalıyor.

Bir baba öleli, bir eş öleli, bir oğul öleli 6 sene oluyor. Biz beraber yaşamayı öğrenemeyeli binlerce yıl oluyor. Yine de umut tükenmiyor, barış isteyenler yorulmuyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir