baş tacı

Ademsel İtiraflar

By  | 

Bir erkek olarak, kadın portalına yazmanın en zor kısmının bu yazıyı okuyacak olan karşı cinsi anlayabilmek olduğunu düşünenlerdenim. Bana göre kadın aslında erkeğin upgrade olmuş hali diyerek karşılaştırma yapmak istemiyorum ama evet her erkek gibi ben de kadınlar tarafından yetiştirildim. Sözüm ona erkek egemen toplum içerisinde karşı cinsin aromasıyla yoğurulmuş bir insanım.

İlk kelimelerimi, ilk adımlarımı, kısacası ilklerimin çoğunu annemden ve anneannemden öğrendim, hala da öğrenmekteyim. İlk aşkı, ilk ayrılışı, ilk haykırışı jenerasyonuma entegre her birey gibi ben de Sezen Aksu’dan öğrendim. “Git diye kovarken aşkını, tam gidecekken ayaklarına dolanıp gitme kal ne olursun.” diyebilme cesaretini buldum ben Sezen Aksu’dan. Daha sonraları anladım ki o da aslında bir kadının sözcüsü, evet ben hayata doğru pencereden bakmayı, ünik olmayı, tekil şahıs olarak ayakta durmayı Aysel Gürel’den öğrendim. Annem, Sezen ve Aysel; bu üç kadın dokundu en çok hayatıma.

İlkokul yıllarımda merak ederdim, neden erkek öğretmen sayısı azdır diye. Belki de bizim okulda azdı o yüzden dikkatimi çekti. Kadın, öğretmendir çünkü; yol göstericidir. Kadın sabırlıdır. Erkek gibi beden gücüyle değil beyin gücüyle hareket eder. Dünya tarihinde de öyle olmamış mı? Kaç erkek vardır tarihi kökten değiştiren? Bir elin parmaklarından azdır muhtemelen. Kadının tarihi değiştirmesi Havva’dan başlar, hepimizin bildiği o elma hikayesi değil sadece, iştahtır aslında orda konu; elma ise sadece bahanesidir. Kadın erkekte iştah uyandırmayı bilmiştir, bu iştahı kadında uyandırabilen erkek ise kendi hemcinsi arasından sıyrılabilen olmuştur ancak.

Konu iştahtan açılmışken, seks de aslında kadının egemen olduğu bir aktivitedir. Kadın isterse olur, çünkü malum erkek hep ister ama erkek, kadın sayesinde isteğine ulaşmak için çaba harcamayı öğrenmiştir. Kadın en doğal şeylerden biri olan seksi bile ödüle çevirmiştir karşı cinsi için. İpler her zaman kadının elindedir, her zaman egemendir.

Kadınlar tarafından yetiştirildim dedim ya, bu yüzden mi bilmem ama ben bir kadın hayranıyım. Hayır her erkek gibi değil, bedeninden çok aklına hayranım kadının. Her koşula uyum sağlayabilmesine hayranım daha çok; her koşulda ayakta kalabilmesine.

İsterseniz konuya sadece metropol kadını penceresinden değil bir de taşra kadını penceresinden bakalım. Kadın doğurur, analık yapar, tarlada çalışır, yemek yapar. Kısacası kadın her yerde var. Peki ya erkek? Kahvede oyun oynar, sigarasıyla keyif yapar, gündüz çay, akşam rakı… İşte bu yüzden kadın daha uzun yaşar, erkek 50’sinde çöker, kadın maşallah 90’ı devirir. İşte bu yüzden Guiness’te en yaşlı erkeğin yaşı, en yaşlı kadının yaşından hep küçüktür. Kadınların biyolojik olarak her ay yenilenmesi de cabası. Ama kadın paslanmaz, erkek ise evlenir evlenmez kireç tutar.

Şimdi ben buraya zaman buldukça yazacağım için neden heyecanlıyım biliyor musun ey okuyucu? Çünkü buraya yazdığımı kendi cinsim değil karşı cinsim okuyacak. Hemcinsimin her zaman anlamaya çalıştığı ama anlama kapasitesine bir türlü erişemediği senle ben bakarsın anlaşabiliriz. Ne dersin? Bu hemcinsime karşı üstün erkek olmamı sağlar mı bilinmez ama kendi adıma enteresan bir deneyim yaşayacağım kesin.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir