RELATIONSHIT

Beyaz (Y)Atlı Prens Out!

By  | 

Kız arkadaşlarınızla kurduğunuz ideal adam kalıplarını, masalları unutun. Zaten hepimiz birbirimizden bu kadar farklıyken, hepimizin “doğru adam”ı nasıl apaynı olsun ki?

Yazı: Sezen Türker

Hadi itiraf edelim biz kadınlar kaynağı her kim, sebebi her ne olursa olsun ilgiye bayılıyoruz. Herkesin bize ilgi göstermek konusunda son derece cömert olmasını bekliyoruz; ama biz ilgi göstermek konusunda oldukça cimriyiz, tamamını “mükemmel adam” için biriktiriyoruz.

Bu “mükemmel adam” arayışının masalların zehri olduğunu düşünenlerdenim ben. Aklımızın kadın-erkek ilişkilerine bile basmadığı yaşlarımız boyunca, kadını berbat hayatından kurtarıp, onu sonsuza dek mutlu yaşatan prens inceden inceye beynimize zerk edilmiş ki; üç / beş / on / yirmi hayal kırıklığı ile sonlanan ilişki bile bizi bu “mükemmel adam” arayışından vazgeçiremiyor.

Murathan Mungan’ın deyişiyle “Erkeklerin de magandalarını, zontalarını, sonradan görmelerini, yere tükürenlerini, burnunu karıştıranlarını, yuppilerini, arabalarında cıstak çalanlarını, altın kolye- pırlanta yüzük- zincirli künye üçgeni içinde yaşayanlarını aradan çıkarırsan, dünya bir avuç kalıyor; dünya birdenbire çok ıssızlaşıyor.”

Bir de bu ıssızlık arasında öyle bir adam istiyoruz ki, yakışıklı olsun, kültürlü olsun, bize sürekli bir şeyler keşfettirsin, bizim yapmak istediğimiz her şeye eşlik etsin, sürekli bizimle ilgilensin, bize yemek pişirsin, çocuklarımızın babası olmayı hayal etsin, parası olsun, düzgün aileden gelsin, işi gücü biz olalım, gözü başka kimseyi görmesin, bütün arkadaşlarımızla iyi anlaşsın, iyi bir okuldan mezun olsun, iyi bir işi olsun, beş tane dil konuşsun, müzikten anlasın… Hiç kimse de kalkıp bize “Hadi oradan!” demiyor, çünkü bütün hemcinslerimiz ne kadar görmüş geçirmiş olursa olsun içten içe bu adamı bekliyor.

Sonuçta mı ne oluyor? Belki de birlikte çok mutlu olabileceğimiz adamlara, aklımızdaki kalıpların hepsine uymadığı için yazık ediyoruz.

Beni bu “mükemmel adam” sendromundan çok sevdiğim bir hocamın “üçgen teorisi” kurtardı. Kalbinizin atışı hızlandıysa, üzgünüm üçgen gibi vücutlardan bahsetmeyeceğim. Bu aslında iş hayatına ilişkin bir teori; ama üçgenin uçlarındaki sıfatları kadın-erkek ilişkilerine uyarlamak pekâlâ mümkün.

Bu teoriye göre bir adamda bunların üçü birden bulunamaz. Yakışıklı ve zenginse iyi huylu olmasını, size ihtiyacınız olan ilgiyi göstermesini bekleyemezsiniz.  Zengin ve iyi huyluysa 1.80 boyunca manken gibi bir adam olmasının imkânı yoktur. Yakışıklı ve iyi huyluysa da boğazda yalısı yoktur. Hepsinden biraz olması en idealidir: Biraz paralı, biraz yakışıklı, biraz iyi.

Kız arkadaşlarınızla kurduğunuz ideal adam kalıplarını, masalları unutun. Zaten hepimiz birbirimizden bu kadar farklıyken, hepimizin “doğru adam”ı nasıl apaynı olsun ki?

Hala hem yakışıklı, hem zengin, hem iyi huylu olanı konusunda inatçıysanız da, siz en iyisi gidin bir kitapçıya bol bol masal kitabı alıp onlarla uyuyun.

“Bilmiş bilmiş konuşuyorsun, tamam mantıklı gibi geldi de neden sana inanayım, daha azına razı olayım?” diyenler için dip not: Gerçekten mükemmeli değil de, istediğimi ve ihtiyacım olanı beklemeye başladığımda hayatımın “prozac”ı olan bir adamla tanıştım. Teorik olarak birlikte mutlu olması imkânsız bir çift olarak pratikte harikayız. Kurgulamayın, yaşayın!

2 Comments

  1. kedidir kedi.

    19 Mart 2011 at 01:24

    “Yakışıklı ve iyi huyluysa 1.80 boyunca manken gibi bir adam olmasının imkânı yoktur. ”

    zengin ve iyi huyluysa olucak sanırım burası :}

    • drygzl

      23 Nisan 2011 at 17:23

      Aa.. Hemen editledik.
      Bu aralar kediler gelip sözcüklerin yerlerini değiştiriyorlar!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir