baş tacı

Bir Erkeğin Ablası Olmak

By  | 

Herkes çekip gitse sadece ikinizin baş başa kalacağını bildiğiniz, birbirine demirlenmiş, üzerine hayatın hiçbir silahı doğrultulmamış bir sevgi bu.

Yazı: Zeynep Öz

Biyolojik bağlarımı bir kenara koydum. Aynaya bakar gibiyim. Kardeşime bakıyorum. Erkek kardeşime.

Bir erkeğin ablası olmak; o erkeğin günden güne büyüyor olmasını izlemek… Sana hiç benzemeyen bir insanı izlemek; bambaşka düşünen zihnini okuyabilmek…

Doğduğu ilk gün, ufacık bir sepetin içinde karnının her nefes alışında inip çıkıyor olmasını izlerken; bugün ona bakarken kafamı gökyüzüne doğru kaldırıyor olmamın bünyede yarattığı gariplik içerisindeyim.

Bir erkeğin ablası olmak zordur. Bir erkeğin önündeki örnek olmak ve bir erkek çocuğuna dünyayı anlatmak zordur. Bir erkek çocuğuna burnunuzdaki hızmayı anlatamıyorsunuz; bir çocuğa neden annenizin dediklerinizi yapmadığınızı anlatamıyorsunuz.

Bir ablanın erkek kardeşi olmak zordur. Kapıyı çarpıp giderken, size güle güle demesi zordur. ‘Hiç dönmeyecek misin?’ bakışlarıyla balkondan el sallayan bir erkek çocuğuna nedenlerinizi anlatamazsınız. İkiniz de susarsınız; o günü beklersiniz. Gün gelecek, hayatın aranızda ördüğü duvarlar kendiliğinden un ufak olacak.

Bir gece karşılıklı kadehlerinizi tokuşturacaksınız; aşık olduğu kadını anlatacak. Aşık olmanın zararlarından bahsedeceksiniz. Oğlunuz gibi, ağabeyiniz gibi, babanız gibi… Bütün geçmişin bir araya gelmesi.

8 yaşımdan beri endişeler taşıyorum. Endişeleniyorum; hayattan bahsederken ona, ya yanlış bir kelime kullanırsam diye. Ya çok öfkelenirsem, ya da çok sevinirsem olağan bir şeye.  Ya yanlış kitaplar verirsem ona, ya yanlış haberler okursam. Ya dinlerse beni diye çok korkuyorum. Ya kendi yolunu kendi çizemezse.

Bir erkeğin ablası olmak yorucu değildir. Bir kız kardeşin yarattığı kıskançlığı yaratmaz evin içinde. Aynı ceket için kavga etmezsiniz. Birbiriniz için duyduğunuz sevgi, ailenizin size öğrettiği gibi sadece örnek ol-örnek al’dan daha fazlasıdır. Herkes çekip gitse sadece ikinizin baş başa kalacağını bildiğiniz, birbirine demirlenmiş, üzerine hayatın hiçbir silahı doğrultulmamış bir sevgi bu.

Ellerinden tutmayın sakın. Erkek kardeşlerinizin önlerinde dikilmeyin; sadece gideceği yol için ona bir bilet satın alabilirsiniz mesela. Arkasından bir bardak su dökebilirsiniz ya da. Ya da veda etmeden önce bir su birikintisine bakarak onun hikayesini dinleyebilirsiniz. Ablaya güle güle demek zordur. Hikayenizi bilmek isteyeceklerdir; anlatın. Yollarınızın kesişememesi ihtimalini anlatın.

Yollarımız kesişemezse diye…

-Tayfun’a, Hazal’a ve Ulaş’a-

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir