baş tacı

Büyüdükçe Anlarsın Yaşı

By  | 

O kadar otuzlarımdayım ki…

Yazı: Betty Puf Puf

Bu sabah eskisinden tuhaf uyandığımı farkettim. Çok çalışmaktan olabilir miydi? Son zamanlarda eni konu kilo aldım. Ondan mıydı? Dün gece mutfakta saklanarak göçerttiğim yarım kiloya yakın şekerpareden olabilir miydi peki? Mide fesadı şenlikleri mi geçiriyorum yoksa?

Terliklerimi sürüye sürüye mutfağa doğru yollanırken gözüm banyonun aynasına takıldı. Allahım o kadar otuzlarımdaydım ki! Bir zamanlar anneannem “ruhunuz kaç yaşına gelirseniz gelin yaşlanmayacak, içiniz hep onsekiz olacak.” derdi.  Eskilerin kıymetini bilmek ve yirmi yıl sonra değerlenen aforizmalar konusuna hiç değinmeye hiç niyetim yok ama bedenim yorulmuş bir otuz iken içimin ergen hissetmesini bir şeylere bağlamak zorundayım!

Aynadaki kadına baktım. Yeni uyanmış kısık gözerine..Sanki ben değilmişim gibi.  Belki beş saniyede hayatımın mini filmi geçti gözlerimden. Bir terslik var, teknik olarak bunun ölürken olması gerekmiyor muydu? Hızlıca giyinip çıkma vakti oysa. hiç hayat muhasebesi yapacak kıvamda değilim ve öyle sanıyorum patronum da değil!

Tuhaflığın ne olduğunu farkettim sonradan düşününce. “Bizim yaşımıza gel, anlarsın.” yaşına gelmiştim yavaştan! Daha da fenası gerçekten de anlamaya başlıyordum galiba. “Şekerim her şeyin başı sağlık”lar, “Günde bir bardak zıttırızırzop içince cilt yenileniyor”lar havada uçuyordu günlük konuşmalarımızda artık. E hani biz daha dünya turuna çıkacaktık? Sırt çantalarını alıp Avrupa’yı gezecektik? Ne zaman büyüdüm ki ben?

Aynaya bakıp kendimde gördüğüm şey yıllar geçerken göremediğim “büyümek” olabilir mi? Yıllardır bir kenarda durup dışımı izleyen içim. Hani şu hala çocuk olan. Halbuki ben bunu “olgun insan geyiği” zannediyordum? Yıllardır türlü vesileyle kırılmasına izin verdiğim kalbim, onca şeyi alıp minik çekmecelerine tıkıştıran beynim, parçalarını bir arada tutmaya gayret ettiğim ruhum birleşip beni aynanın karşısına çivilemiş olabilirdi, evet.

“Büyüdükçe anlarsın.” yaşının, kendimi bütün yaşananlara rağmen zaferden çıkmış gibi hissetme yaşı olduğunu hissettim. Yaşadığım tuhaflık bundandı aslında. Başıma gelen her şeyin bir vesileyle -ama kısa ama uzun zamanda- bir şekilde geçeceğini, dayanamayacağım dediğim her şeye dayandığımı ve ne olursa olsun ayakta kalacağımı hissettiğim andı.

Evet, dünya turuna çıkamadım, sırt çantamı kapıp koşamadım henüz bir yerlere. Yapmak istediğim çok şey var hala. Teknik olarak yaşımın geçmeye başladığı şeyler çoğu. Biliyor musunuz önemli değil. Hem de hiç.

Hala nefes alıyorsanız ruhunuz hep onsekiz kalacak ve bir gün siz de uyandığınızda  (belki kulağınızda Gece Kraliçesi’nin ezgisi) aynaya bakıp ne kadar güçlü bir kadın olduğunuzu düşüneceksiniz. Nasıl ayakta kaldığınızı, her şeyin nasıl geçtiğini, yapacak daha ne çok şeyiniz olduğunu.

Büyüdükçe anlarsın yaşına geldiğiniz hissedeceksiniz içiniz hala çocukken, yaşlanmak değil, olgunlaşmak mı? belki. Bu anın tadını çıkarın, bu gelmiş geçmiş en güzel zafer anlarınızdan biri.

Bu, ruhunuzun size durduk yere verdiği, belki de en güzel armağanı…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir