köşe kapmaca

Damn You Haziran!

By  | 

Ama takvimler 6. ayı gösterdiğinde tüm büyü bozulur.

Yazar: Ahmet Aydın

Ocak ayında herhangi bir sorun yok. Şubat desen ona keza.  Hava soğuk, işler tıkırında. Üşüsen çaresi mevcut ne de olsa. Kazak giy, hırkana sarın, olmadı varsa sevgilin ona sarıl. Mart, Nisan, Mayıs desen benzer şekilde geçiyor. Benzer dediysem, kazak giymiyoruz herhalde, hemen de yanlış anlamayın yahu. İlkbahar hava güzel, tatlı bir serinlik o da güzel geçiyor.

Ama takvimler 6. ayı gösterdiğinde tüm büyü bozulur. Hele hele bu yazıyı klavyede tuşlayan ben gibi yurdun batı tarafında yaşıyorsanız, kibar ifade ile sıçtığınızın resmi ortaya çıkar. Lanet olsun sana haziran!  Yaz mevsimi kadar kötüsü yok arkadaş. Nerden bakarsan bak güzel tarafı yok. Bir kere terlersin. Oturduğun yerde terlersin, duşa girersin çıkar çıkmaz yine terlersin, sokağa çıkınca zaten terlersin, otobüste ona keza.  Sokağa çıkarsın hava alayım diye, rüzgar bile sıcak eser. Ciğerini yakar namussuz.  Ayak mevzusuna ise girmeyeyim diyorum ama elde mi? Cümle alem etrafındaki herkesi ayak fetişi sanma yanılgısına nedense, yine bu aydan sonra düşüyor. Sevmiyorum arkadaşım. Ayaklara karşı özel ya da genel hiçbir ilgim yok. Hatta görmeksizin hayatımı gayet güzel idare ettirebilirim.  Ama cümle alem sayesinde 1 yıllık kotamı takriben 2 günde dolduruyorum. Bu noktadan sonrası iğrenme vs. olarak geri dönüyor.  Özellikle de parmak arası sayesinde. Sana da lanet olsun parmak arası! Özellikle erkekler tarafından giyilenler! Sayın parmak arası üreticileri ve satıcıları, gelin anlaşalım. Önüne gelene satmayın şu mereti. Ne bileyim AB kriterleri niteliğinde kriterler oluşturalım, herkese satmayalım şunu. Ne bileyim, büyük, taraklı, çirkin parmaklı insanlara,  insanlığın geri kalanının hatrına satmayalım parmak arasını. Emin olun sürümden kazanacağınız parayı misli misli kazanırsınız. Ürünün ederi kıymetlenir. Yedi ceddime dua edersiniz sonra.

Aslında yaz mevsimi sevilir sevilmesine de, son 6 yılın hattan ondan öncesinin tüm yazlarını ya evde oturarak ya da çalışarak geçiren bir bünye için yaz, sıkıntıdan başka bir şey değil. TV izleyemezsin çünkü hepsi sezonu kapatır. Hani güney yarımkürede yayınlanan dizilerden takip ettiklerim olsa belki izleyecek bir şey bulabilirim de, bu saatten sonra Güney Amerika pembe dizileri izlemeyeyim. mümkünse. Sonra Marimar, Fernando Jose Altamirano Del Castillo(bkz:google) gibi kavramlara aşina olması da var işin ucunda. Tatil denildiğinde oturma odasından balkona, oradan da salona arada tuvaleti de unutmadan pek tabi turlar düzenleyen birisi için, yaz mevsimine dair güzel hisler beslemek olası olmuyor.

Velhasılı yaz kötüdür arkadaş. Kış sana diyorum, elma dersem çık, armut dersem çıkma. Amasya! Anladın sen onu.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir