Asya Yenizen-Şeytan'ın Son Ütücüsü

DİKKAT BAHAR GELEBİLİR!

By  | 

Tatlım illa ki bahar gelecek, peki sen buna hazır mısın?

Şimdi tabi, ellerini cebine sokup da, sallana sallana eve gitmek, sıcak bir içecek ile battaniye altında dizi izlemek nefis şeyler.
Ama ne kadar isyan ederse etsin kış Nisan ayına, eninde sonunda Nisan bütün baharlığı ile bastıracak.
Ve işte o gün sen; acaba ne olacaksın?
Bak baharın bin türlü derdi var, kendini hazırlaman lazım.
agaçta kadın
   Bahar yorgunluğu var; bahar depresyonu var, baharın mesnetsiz  aşkları var, eski sevgiliyi aratmaları var. Var ulan var.
   Bunları aşmamız lazım.
     Güneşli bahar günleri gelip de, senin ellerin dolaptaki çiçekli eteklere,  gitmeyecek mi? Renkli espadriller giymeyecek misin? Saçlarını ılık  meltemlere salmayacak mısın? Yol kenarlarından, piknik alanlarından  papatyaları toplamayacak mısın?
    O papatyalardan kendi kendine taç yaparken aniden sinirlenip de “ne  skime takıcam ben tacı, sanki tacıma çiçeğime bakan var da, adam  olsaydı bi gün bi demet papatyayla gelseydi de bu bahar da yalnız  kalmasaydım hayvanın evladı!” diye eski sevgililere söverken ve bir  santrafor coşkusu ile yaprakları seviyor sevmiyor diye değil ” bu da gol olsun, bu da gol olsun” diye yolarken bulacaksın kendini.
O renkli çiçekli etekle kendini bir anda Amelie gibi değil Laura Ashley vitrini, English Home kampanyası gibi hissetmeye başlayacaksın.
Bahar yorgunluğu da işte tam o sırada ortaya çıkıyor. Çünkü kendini yatağa atıp ağlamak isterken, gözyaşını içine atıp dışarı “hava da evet hı hı çok güzel ve yalnız” diyorsun ya; işte o böyle dayak yemişsin gibi bir his yaratıyor.
Uzman da çıkmış buna “bahar yorgunluğu” diyor.
punk papatya
Peki sormak isterim sayın uzman, bahçelerde parklarda, durmadan öpüşen, libidosu güneş ışınlarıyla birlikte habire yükselen, çift gezenler kulubü, sevişgenler niçün efendim o yorgunluktan muzdarip olmuyor?
Neyse olayı kişiselleştirmeden, yine bir baharı sağ atlatabilmemiz ve Nisan’daki umutlarımızı aynı coşku ile yaza taşıyabilmemiz için önerilerim var.
1- “Bahar geldi, hava güzel, ölsem kalsam dışarı çıkmam lazım” şeklinde vicdan yapma. Ya amaaaaan ölümlü dünya, canın istemiyorsa, mevsimden bağımsız evde yatmak da güzeldir. Zorla çıkıp herkese dar etme hayatı. sonra adı “bahar depresyonu” oluyor.
2-Azıcık bir enerjin de varsa ama onda da çık dışarı bi zahmet. Güneş hazır yaz kadar zararlı değilken, kemiklerinin o ışığa ihtiyacı varken, bir de bir ihtimal sendeki kımışma o güzergahtan geçen birinde daha olur diye; ihtimalleri artırmak adına çık yani dışarı.
3-Çıkarken “OHA BAHAR NEFİS!!” diye yazlık askılı elbise ve sandaletle de coşma. Adı üzerinde yazlık elbise onlar. Kıçın donar, burnun akar. Sonra hooop “bahar  nezlesi”
4-Festival zamanı yihuuu; evet ama bedava değil o festivaller, dur bi coşma hemen hepsine birden önceden bilet almalar malmalar. Önümüzdeki ay da hava güzel olacak ve sadece makarna yiyecek paran kalırsa, öyle evde tontişlemek moral bozucu olabilir. Tabi bakınız yine hakkınızda aynı yanlış teşhis “ay evden çıkmıyor bahar depresyonu herhalde”
5-Baharda aşk güzeldir ama yalnızsan sinemaya gitme romantik aşk filmi izleme beklentiyi yükseltme, kendini yürüyüşe ver, bayıra çayıra ver. Hem bi kere ünlü olan bahar aşkı değil yaz aşkı. O zamana kadar hem yürüyüş bahanesi ile Kardashian popon olur belki.prezo
6-Marjinal giyinmek ve yılların kalıbını kırmak, kendi tabularını yıkmak istiyorsan, sen yine de çantada bir kat üstünde paralanmış giysilerden at. Bunu uzun açıklamayacağım; valla var bir bildiğim. Sonra bir vitrin camında kendini öyle marjinal sandığın kılıkla görünce anlayacaksın değerimi
7-Bütün kış aramadığın arkadaşlarını aramak için nefis bir mevsim! Bok nefis! bütün kış aramadığın insanı baharda n’apacaksın. İşe yarasa kışın da yarardı. Giysi mi bu kışlığı olsun baharlığı olsun? Boşver yeni arkadaşlıklara açıl.marryy
8-Bütün kışlıkları süper kaldırıp 3 gününü harcayıp baharlıklarla gardırop düzeltme,  bahar dediğin sen onu düzenleyene kadar gelip geçiyor zaten. Öyle yazlıkların yanında 3-4 hırka uzun kollu penye filan bıraksan yeter zaten.
9-“Ay açık hava da yediriyo valla” YEME! yaz gelecek şurada 3 gün kaldı zaten, “bahar havası, oksijen çarptı, mangal koktu, ekmek çıtır mı?” derken valla zayi olur gidersin.
10-Beni dinleme, güldük eğlendik bitti, benim dermanım olsa kendim eğlenirim baharda ayol, sen ne bakıyorsun bana. Çık, git, gez, hayatını yaşa.
Asya Yenizen

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir