baş tacı

#direntribün

By  | 

Bir Beşiktaşlının Gözünden Çarşı ve Çarşı’dan Beklediği
Yazı: Koray Baş

ŞEREFTİR bu Yolda Senle Yürümek

-çArşı’yı mı övsem, politik duramayışlara mı sövsem, bu durumun hepimizi nasıl mutlu ettiğini mi yazsam,çArşı’dan bekleneni mi anlatsam, dirense ve efsane olsa Gezi Parkı?

 “Amacı sadeece doğayı ve ağaçları korumak olanları ayrı tutarak söylüyorum ki…”

“Oraya sadece ağaç sevgisiyle gelen vatandaşarımızı tenzih ediyoruz fakat…”

Yazıya; Devlet büyüklerimizin beklemedikleri tepki sonrasında yaptıkları ‘sağduyulu’ açıklamalarla giriş yapalım dedik.
Çok denedik, olmadı, anlatamadık!
Amaçları sadece ağaçları korumak olduğu için parkta yatan insanların çadırlarını yakmasalardı, bu olayların böyle büyümeyeceğini  çok denedik, olmadı, biz anlatamadık.
Genç ve güzel bi anne gördük, bu olaylar başlamadan önce televizyonda.
Kucağında bebeği ile gelmiş, “direniyordu” o anne bir çadırda.
Çadır bile olsa; İnsanın kendini güvende hissettiği her yer onun ‘mahremidir’.Siz o mahreme “destursuz” girip bir de talan ettiniz.
Ne yapsalardı?
Zulme karşı ‘hamdolsun’ mu deselerdi?

Sonra işin rengi değişti. Bir sabah şafak vakti gezi parkına polis tarafından yapılan “baskınla” beş dakikada değişti bütün işler.
Olaylar bizlerle büyüdü.

Bu haksızlığı görüp kayıtsız kalamayanların kalabalığı.

Sahada Kaybedebiliriz ama Sokakta ASLA!

HALK!

Daha doğrusu evlerinde zorla tutulduğu iddia edilen  %50 in karşılığı olan, kömürle-patatesle , yol+yemek parasıyla, kısacası “bağlasan dahi durmayacak” olan %50.
Bu %50 ilk defa hiç bir ayrım yapmadan bir araya geldi.Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Müslüman, Ataist, CHP, MHP, AKP, BDP ..
Biz başaramamıştık, sizin sayesinde oldu, unutmadan teşekkür edelim.

Şimdi bir de karşılarına çıkan bu %50yi inceleyelim.
Güzel ve büyük bir pay tribün gruplarında.Gündemde en çok ismi geçen ise her zaman olduğu  gibi “ÇARŞI“.
Bugüne kadar yaptıklarını  anlatmaya gerek yok.Bizim için bundan sonra yapacakları daha önemli.
Cumartesi günü Taksim’deki eylemlere en büyük destek ÇARŞI grundan geldiği için, pazar günü ilk olarak BEŞİKTAŞ semti hedef alınmıştır.
İşte asıl olaylar bu noktada başlıyor.
İşçiye-öğrenciye-grevdekilere, mevki ayırmaksızın madur olana her zaman yardıma koşan ÇARŞI’ya bu sefer tüm halk yardıma koştu.Çünkü bu olanlar ne bir etnik kökenin,ne bir siyasi görüşün direnişiydi.Bu ‘BİZ’ diyebilen herkesin direnişiydi.
Üzerinde Galatasaray,Fenerbahçe,Trabzonspor ve diğer takımların forması olanlar “Herkes BEŞİKTAŞ’a koşsun orda yardıma ihtiyaç var!” diyenler için ellerinden geleni yaptılar.
O barikatlar el birliğiyle kuruldu.Yaralanan FENERBAHÇEli’yi bir GALATASARAYlı korurken gazdan etkilenen bir BEŞİKTAŞlı’ya bir BURSASPORlu yardım ediyordu.Yani burda savaşan sadece ÇARŞI değil herkesti.ÇARŞI bu direnişin “YÜZÜ” ve “CESUR KALBİYDİ”. Ortak zaferin mimarlarından biriydi.
Tıpkı “Önce VATAN!” diyebilecek kadar onurlu GÖZTEPE ve KARŞIYAKA taraftarları gibi.İki cihan biraraya gelir ama onlar yanyana gelmez denen bu İzmirimiz’in iki sembolü bu dirilişte İzmir’de başı çekmiştir.
Ankara,Adana,Hatay gibi onlara da teşekkür ederiz.

Asıl mesele bundan başlayacak..
Ağustos ayında ligler başlayacak, derbiler rekabetler olacak. En büyük soru ise “bu direnişte birbirlerine hayat veren bu tribün gruplarının nasıl bir tavır takınacağı.”

Yani; Her zamanki gibi “kavga-gürültü-küfür-kıyamet” mi, yoksa “-Ben yere düştüğümde beni kaldıran adam-kadın şu an karşımdaki tribünde” mantığıyla biraz daha sakin olmak mı?Senelerce sadece tribün emekçilerinin cenazesinde biraraya gelip kardeşlik mesajları veren  ancak ilk maçta birbirlerine ana avrat küfür edip, taşlı sopalı saldıran taraftarlar gördük.
Bu sezon bir MİLAT  olabilir.Bu sezon artık herkesin YETER dediği bir sezon olabilir.Yaşanan olaylarda biber gazı, cop, tazyikli su yiyip yere düşen insanları kaldırırken, üstündeki formanın rengine nasıl bakılmadıysa, tribünde karşıda oturan insanlara artık düşman gözüyle bakmayı da bırakmamız lazım.

En azından ana avrat küfürleri bir kenara bırakmamız lazım.

Ben Beşiktaşlı bir insanım.
Ben şahsım adına yolda gördüğüm rakip taraftara nefretle bakmıyorum artık.
Şimdi sıra sizde.
Unutmayalım ki tribüncünün tribüncüden başka dostu yok.

BMGzkfTCMAA14A9

Son söz:
”Hadi hemen herkes kardeş olsun” demiyorum, “el ele tutuşalım” da demiyorum.
En azından bu yaşananların hatırına birbirimize saygımız olsun. Bu işte de en büyük sorumluluk yine ÇARŞI’ya düşüyor. “Ben Galatasaraylıyım ama aynı zamanda Çarşılıyım, Ben Fenerbahçeliyim ama oğlum Beşiktaşlı olsun” diyebilen ana-babalar varken,herkes sizi bağrınıza basmışken, Bursasporlular bile “Allah affeder ÇARŞI affetmez” derken bize düşen de aynı büyüklüğü göstermektir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir