RELATIONSHIT

Facebook Aldatmacası

By  | 

Yazan: Ayşe Durkan

ayse.durkan@madambrownie.com

Erkek arkadaşından sürekli ‘sevgilim’ diye bahseden bir tanıdığım vardı biliyor musunuz? Böyle söyleyince işin bir garipliği yok evet ama ismini bildiğin bir erkekten 1 saat boyunca ‘sevgilim’ diye bahsediliyor olması alışılmış bir durum değil açıkçası. Bir süre sonra senin de onun ismini kullanmak yerine ‘sevgilim’ diyesin geliyor ister istemez, tam dilinin ucundayken zor zapt ediyorsun kendini. Kız bunu yaparak ‘sevimli’, ‘değişik’ ve ‘çok âşık’ görünmek istiyordu, bu su götürmez bir gerçekti fakat benim onun hakkındaki düşüncelerim ‘yellozun da iyi ki bir sevgilisi var be yapmacık beyinsiz’ den öteye gitmedi gidemedi. Sosyal medya ortamlarında insanların ilişkilerini yüceltme ve tozpembe gösterme çabası bir yere kadar çekilir olabiliyor fakat günlük hayat fotoğraf altı yorumlarının gidişatından çok başka maalesef.

Facebook’u ele alalım mesela; siyah beyaz bir fotoğraf yükleniyor, altına da Can Yücel veya Küçük İskender den bir şiir. Haydi, çalsın sazlar, başlasın yorumlar:

‘Ayy canım benim yhaa çok yakışmışsınız Allah ayırmasın, nazar değmesin :D’

‘Amin kuzum benim, darısı senin  başına (kalp)’

‘İhihi inşallah canım (kalp)

Yapılan yorumların en kısa hali bu. Fotoğraflara bakıyorsun, yorumları okuyorsun sanıyorsun ki Leyla ve Mecnun hortlamış Facebook’a üye olmuş. Videolar paylaşılıyor, bakışmalı ve çaktırmadan çekilmiş fotoğraflar yükleniyor, duvarlara ‘iyi ki varsın’ lar yazılıyor. Böylece çevreye hem ‘bizimki başka’ hem ‘uzak durun sürtükler’ hem de ‘evde kalmış kız kuruları, bakın nasıl da bağladım’ mesajı verilmeye çalışılıyor. Biz bilmiyor muyuz sanki? Etrafta bu kadar mutsuz çift varken, sosyal medya ortamlarında tüm kızların ‘seviyor-seviliyorum’ moduna girmesini sahte buluyorum okuyucu. Bazen yapmak istedikleri sadece ‘bakın ne kadar çok seviyorum’ dan öteye gitmese de, saçma, yapacak bir şey yok.

Dışarıdan kendimize bakmayı seviyoruz evet, ideal profiller yaratıyor aşkımızı göklere çıkarıyoruz, başkalarının yaptığı tırıvırı yorumlarla da gaza geliyoruz, hepsi bu. Ulan ben bile ‘Oha çifte bak, fotoğraflar muhteşem, nasıl da âşıklar, bakışlara bak’  diye düşünüyorsam bir anlık, fotoğrafın sahipleri bakıp bakıp ihya oluyorlardır.

Lakin karar verdim, ben de yarından tezi yok bütün bakışmalı fotoğraflarımızı yüklüyorum Facebook’a. Sonra ver elini 12 like, 4 tane kalpli yorum, 6 tane ‘nazar değmesin’ temennisi, 2 tane de güzelliğime övgü yağdıran yorum. Dikkat ettiysen güzelliğime övgü yağdıran yorumların sayısı 2, neden? Çünkü güzel değilim ve öyle olmama rağmen ‘ayy, taş gibisin bebeğim!!’ yazacak arkadaşım yok, ama ‘oha burada sırf yanaksın’ yazacak arkadaşım var.

Uzun lafın kısası, gel okuyucu biz senle gerçekleri ortaya dökelim. Sevgilimiz oyun başındayken arkadan ona bıçakla yaklaştığımız fotoğrafları deşifre edelim, Duvarına ‘ne zaman evlenicez adi pislik’ yazıp kaçalım, fotoğraf altı yorumu da ‘Çok sıkıcı bir çiftsiniz, Nejatcan da seni aldatıyor kızaam uyuma.’ olsun mesela. Daha çok eğlenmez miyiz sence de?

2 Comments

  1. Sosyal Medya

    15 Şubat 2011 at 16:34

    Sosyal mecra, gerçek insanlardan oluşan, yaşayan bir organizmadır. Kan uyuşmazlığı olduğunda , organizma, yabancı formasyonları dışlamak ister.

  2. zeynep sezgi

    5 Eylül 2011 at 12:06

    Çok iyiymiş:)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir