baş tacı

Floransa Nasıl Bir Yer ki? -2

By  | 

Hatırlarsanız dün en son Ponte Vecchio’ya doğru gidiyorduk. Yolumuza devam edelim. Floransa’yı bir günde bitirme ihtimaliniz olmadığını söylemiş miydim? Söylemediysem de muhtemelen siz de farkına vardınız :)

Duomo’dan ayrılabildiyseniz sokaklardan birine girip yürümeye devam ediyorsunuz. Aslında bir harita edinseniz fena olmaz. Bir yerden sonra sokaklar o kadar birbirine benzemeye başlıyor ki, kaybola kaybola varabilirsiniz aradığınız yere. Onun zevki de ayrı, benden söylemesi.

Alışveriş yapabileceğiniz bir sürü dükkanın önünden geçip tekrardan bir meydana geliyorsunuz. İşte bu meydan dünyaca ünlü Davut Heykeli’nin bir kopyasını bulabileceğiniz Piazza della Signoria.

Davut Heykeli’ne bakarken yine dakikalarca büyüleniyorsunuz, sonra sol tarafa doğru bir bakıyorsunuz. Orada da Neptün Çeşmesi adlı bir sanat harikası duruyor. Sanki daha dün yapılmış gibi. O kadar net ve tam ki her şey. Bizde niye yok diye düşünmeye başlıyorsunuz, sonra vazgeçiyorsunuz “sanki tek eksiğimiz bu yae.” diyorsunuz. Neyse bunlar derin konular. Bu meydan hep kalabalık, anca sabaha karşı boş olma ihtimali var diye düşünüyorum. Onu görmedim maalesef. Yine aynı şekilde bu meydanda bir sürü yemek yiyebileceğiniz, ya da oturup sanat harikalarını izlerken kahvenizi yudumlayabileceğiniz yerler var. Fiyatlar tahmin edebileceğiniz üzere çok ucuz değil, ama el yakmıyorlar. Korkmayın o yüzden. 

Aynı meydanda İtalyanların Palazzo Vecchio dedikleri bir yapı da bulunuyor. İçine girip gezme imkanınız var, bence buraya da girin. Hem çok sıra olmuyor, olsa da çabuk ilerliyor. Bu sarayın içinde yine bir çok yerde olduğu gibi bir sürü heykel var. Toplantı salonu mükemmel! Hatta sarayı gezdikçe karşınıza çizilen ilk haritalar, eski ülke sınırlarını gösteren çizimler çıkıyor. Oldukça ilginç şeyler mevcut.

Palazzo Vecchio’dan çıkıp o dillere destan Uffizi Galerisi’nin neredeyse içinden geçip Ponte Vecchio’ya doğru ilerliyorsunuz. Tam Türkçe’ye çevirirsek “Eski Köprü” diyebiliriz. Bu köprü Arno Nehri üzerine kurulmuştur ve Floransa dendiğinde ilk akla gelen şeydir diyebiliriz. Köprünün üzerinde şu anda hediyelik eşya satan dükkanlar ve kuyumcular var. O kadar kalabalık ki bu köprünün üstü, bir an olsun acaba yıkılır mı ya diye düşünebilirsiniz ama bence korkmayın, 14.yy’da yapıldığını düşünürsek çok şey atlatmış da diyebiliriz. Etraf her köşede fotoğraf çektiren turistlerle dolu, ben de onlardan olduğum için kesinlikle laf etmiyorum. Ama o kadar kalabalık ki, aslında yeteri kadar göremiyorsunuz güzellikleri. Kısacık bir köprü de olduğu için hemen bitiyor, aklınıza tek gelen tekrar geçmek oluyor.

Köprüyü geçtikten sonra karşınıza bir dondurmacı çıkıyor. Gerçek anlamında tam karşınızda. Girin oradan mutlaka Panna Cotta’lı ya da Tiramisu’lu dondurmalardan tadın. Aklınız uçabilir, hazırlıklı girin. Ben ki dondurma aşığı olmayan biriyim, tadı hala ağzımda. Geçmesi de pek mümkün olmayacak gibi. Köprüden geçtikten sonra sola doğru manzaraya dalarak devam ediyorsunuz. Sol tarafta yemek yiyebileceğiniz çok güzel  manzaralı yerler var. Bunlar biraz el yakabilir, ama manzara o kadar eşsiz ki bence bir gece paraya kıyıp gidip denemeye değer. Neyse yolumuza devam ettiğimizi düşünelim. Azıcık daha ilerleyince bir sürü insanın sağ tarafa doğru yöneldiğini görebilirsiniz. Aynen takibe devam edin, onlar da sizin gibi Michelangelo Tepesi’ne ulaşmaya çalışıyorlar :) Biraz yokuş, biraz merdiven (tamam kabul ediyorum “biraz”dan fazla olabilir) geçtikten sonra bir düzlük sizi bekliyor. Arkanızı dönebilirsiniz artık. İşte bütün Floransa ayaklarınız altında.

Yine burada da bir sürü hediyelik eşya satan tezgahlar var, benim tavsiyem bunlardan almanız yönünde. Şehir içindeki yerlere göre oldukça ucuzlar ve çeşit de fazla.

Aslına bakarsanız daha günlerce Floransa’yla ilgili yazı yazılabilir. O kadar çok müze, galeri ve gezilecek yapı var ki. Saymakla bitmez. Fakat hepsini gezmek için de abartmıyorum bir haftadan fazla zamana ihtiyacınız var. Benim Floransa gezilerim hiç o kadar uzun sürmedi. Çok daha yüzeysel ve eğlenceye yönelik geziler yaptım. Bol vaktiniz varsa Floransa için 2-3 gün ayırmayın ki sizin de tadı damağınızda kalmasın.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir