Mesleğine Göre Erkek Tahlili

Fotoğrafçı Sevgili

By  | 

Her şey böyle başladı. (Ne sanmıştın koçum? Yaa…)

Yazar: Aslı Madenli

Meslek gruplarına göre sevgili konusuna karar verdikten sonra bir gün:

Gülşah: Kuaför sevgilinin olduğunu düşünsene, ölürsün artık kıskançlıktan… Ben olsam, tüm gün manikür filan yaptırırım, napıcam…

Yeşer: Bi’ de kuaför aynasının insanı olduğundan güzel gösterme olayı var ya, hepsinde özgüven de tavan; ama yine de fotoğrafçı sevgiliyi kıskanacağın kadar kıskanamazsın. Sonuçta bi’ yerde kuaföre gelen bir sürü kadın, diğer tarafta modeller filan.

Gülşah: E ama fotoğrafçı var, fotoğrafçı var. Kalkıp elma fotoğrafı da çekebilir yani.

Yeşer: Olsun, yine de etrafında samimiyetten ölen vıcık bir sürü kadın vardır kesin. Aslı, sen kiminle mesajlaşıyorsun orda?

Diana Cretu

Aslı: A kişisiyle… (Hayır, ismini söylemeyeceğim, hayır…)

Gülşah&Yeşer (gözleri parlayarak): Aa Koray (eyvah söyledim!) fotoğrafçıydı di mi?

Aslı: Eea evet de, ne alakası… E yuh ama siz de.. Ama yani, kendiniz yazın ya.

Yeşer: Sen yaz işte ya. Zaten hoşlanıyorsun çocuktan, ne var ki…

Gülşah: “Her şey Madam Brownie için” diye kandırabilirsin istersen kendini, destek çıkarız.

Her şey böyle başladı. (Ne sanmıştın koçum? Yaa…) Ben ki, hayatımda kıskançlıktan eser bir kavgaya bulaşmadım, ben ki yeri geldi anlayışlı olmanın manasını ne dese “tamam” demek sandım; gelin görün ki bu ilişkiye tamı tamına 15 gün tahammül edebildim.

Bi’ kere samimiyet, adamın doğasında olan bir şey. Çekim sırasında modeli havaya sokmak için söylediklerini mi anlatsam, yoksa modelin seksi çıkacağım diye objektife attığı bakışlarda objektifin arkasındakinin sevgilim olduğunu düşünen bana mı acısam bilemiyorum. Yine de bunları çok sorun etmiş sayılmam açıkçası. Gayet güzel idare edebilirdim; ama asıl sorun şu ki; bu kadınlar upuzun lan! Çekime gittim bi’ defasında, işte model giyiniyormuş falan (bence soyunuyormuş), kadın geldi… Ay anlatamayacağım burayı. Yani nasıl desem, bacak boyu benim kadar. Zaten gelen de kadın falan değildi, bildiğin bacaktı bence. Tüm acıyı içimde saklayıp dışarıya gülümseyerek günü kurtardım sevgili okur. Zaten tüm günlerim kurtarılmakla geçti, ta ki çektiği karı (kadın demiyorum bak) fotoğraflarından Facebook albümü yapana kadar. Tahmin edebileceğiniz gibi albüm Eyfel Kulesi uzunluğundaki bacaklar, karpuz büyüklüğündeki göğüsler ve köfte kalınlığındaki dudaklardan oluşuyordu. Ben hayatımda hiçbir şeyi bu kadar kıskanmadım diye düşünürken bi’ de ne göreyim? Başıma gelebilecek en korkunç şey geldi sanırım, ikimizin fotoğraflarından da bi’ albüm yapmış ve bu organinsan fotoğraflarından hemen sonra yayınlamış! Yani resmen diyor ki, “ben bunlarla bunlarlayım bütün gün; ama gece olunca gidip yanına yattığım kadın da bu, kader utansın.”

Delirmek işten değildi sevgili okur. Sonunu söylememe gerek yok herhalde:

Kader: 1 – Aslı: 0

Bu ilişki biter ve Aslı gider. Kıraathane işleten tanıdığı olan var mı aranızda?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir