Kadın Kısmının Halleri

Gidilmemesi Gereken Mekanlar

By  | 

En büyük sorun da nereye gidilecek, ne yapılacak… Açıkçası ne bileyim ben nereye gideceksin, o konuda çok karışmak istemem; ama nereye gidilmeyeceğini sana söyleyebilirim çekirge…

Yazı: Yeşer Sarıyıldız


Haftalardır için dışın Eros, kalp, kırmızı, gül oldu; biliyorum. Mum ışığında yemek dendiği anda aklına ilk, etraftaki karton kırmızı kalplerden birini o mumun ateşinde yakmak geliyor. Sevgililer Günü’nü kutlayacak halin kalmadı, alternatif bir şeyler arıyorsun belki; belki de sıradan bir şeyler yapsak da olur diyorsun; ama emin de olamıyorsun. En büyük sorun da nereye gidilecek, ne yapılacak… Açıkçası ne bileyim ben nereye gideceksin, o konuda çok karışmak istemem; ama nereye gidilmeyeceğini sana söyleyebilirim çekirge…

–  Öğle seansında sinema:

Eğer 12 yaşından büyükseniz öğle saatinde sinemada ne işiniz var zaten Sevgililer Günü’nde? Elinde patlamış mısır ve kolalarıyla büyük insan filmi izlemeye gelmiş ufaklıklar grubu, film yerine elbette ki büyük insanları izleyecek. Yanağından öpsen mesela, anında arka sıradan duyacaksın “Aha ağzından mı öptü?” diye bi’ ses. Unutma, çocuklar süperdir; ama 30 tanesi bir aradayken değil.

–  AVM

İstinye Park Masa’da yemek yiyecekseniz ona lafım yok; ama AVM dediğin kalabalıktır, özel günlerde dolup taşandır. Cehennemin dibi diye gitmenin zor geldiği Bayrampaşa’daki İkea, son indirim gününde ne hale gelmiş duydun mu sen? Tamam, bunlar sevgiliye sunulacak bahanelerimizdir.

Olayın aslına dönelim. Adama indirimde aldığın gömlek vitrinde olanca 19.90’lık etiketiyle durunca ne yapacağını sanıyorsun sen? Daha çok beklersin sonra tek taşı.

– Pis öğrenci evi

Muhtemelen o evde normalde 10 kişi falan kalıyor; sen sabah erken bir saatte gittiysen yerlerde uyuyan insanların üzerinden atlayarak yürümeye çalışmak zorunda kalıyorsun. İl Sağlık Bakanlığı kazara denk gelse, o eve müdahele etmeyi bırak, komple erkek öğrenci evini yasaklayacak bundan sonra; durum o derece vahim. E kızım, hiç mi aklın yok? En saf duygularla “Çocukları gönderdim, gel baş başa romantik bi’ gece geçirelim, sana yemek yapayım.” dese bile, önce 4 saat bulaşık yıkama faslı var. Temizlik, yemek falan derken zaten çocuğun akşama takati kalmayacak. Zaten eğer enerjisi yerindeyse, 100 puanlık soru geliyor. Sen o çarşaflarda yatabilecek misin?

–  İkea&Koçtaş

Tabi burda İkea ya da Koçtaş’ın simgesel (simgesel dedim) olduğunu ve asıl konunun “ev”le ilgili herhangi bir aksiyona girmek olduğunu anlamışsındır diye düşünüyorum. Sokağın köşesindeki Dedemoğulları Mobilya’ya girip yatak odası takımı da baksan aynı şey. Bak bunun yeri var, İkea gezmek zevklidir evet; ama Sevgililer Günü’nde verilecek mesaj mı allasen? Canım bak; evlenene kadar “ben çok çılgınım, süperim, uçarım kaçarım” diye takılıyoruz ok? Nikahtan sonra gelsin kaşarlı dürüm dönerlerle birlikte selülitler, gitsin masada bi’ kola daha sipariş etmeler; nasıl istersen. Ama madem ki Sevgililer Günü’nü ciddiye aldın; o zaman adamı koşarak uzaklaştırmanın da alemi yok ,di mi ama?

–  Eminönü

Ya hakkaten ne işiniz var Eminönü’nde?

–  Kebapçı

Ocakbaşı filan bence çok problem değil; başka zaman mı yok aslında, ama olur olur yani. Sadece bence çok çemenli pastırmalı şeyler filan yeme. “Soğansız mı?” sorusuna bırak ilk o cevap versin, kendini riske atma.

Rezervasyon yaptırmadığın hiçbir yere

Yer bulamayacaksın, ayakta topuklu ayakkabıyla beklediğin her dakika senin geceni bir dakika daha kısaltacak. Zaten akıl var mantık var; ne yapar sevgililer abi Sevgililer Günü’nde? A) Yemeğe çıkar. Evet, yani gerisini okumadan işaretler geçersin; Etiler Marmaris Büfe’ye (Leyla’ya saygımız sonsuz, bu arada Çelik’ten de özür dileriz) kalmak istemiyorsan, işini şansa bırakma.

–   Kayak

İşte bence en yapılmaması gereken, en yersiz aktivite. Aslında her türlü extreme spor için aynı şeyi söyleyeceğim. Niye riske atıyorsun arkadaşım? Belin incinecek, bir yerine bir şey olacak. Akşama uğraş dur; hiç gerek yok. Zaten Salı’ya denk geliyor; Salı Salı kayakta ne işin var canım?

–  Coşkun Sabah ya da Emre Aydın konseri

Yapılacak en mantıksız aktivitelerden biri de kesinlikle Emre Aydın konserine gitmek; her şarkıda düşüneceksin acaba adamın aklına kim geliyor diye. Onun da aklına aynı şey gelecek diye; kendini Sezen Aksu’dan “koy koy suyundan da” tonlamasında “Belki bi’ gün özlersin…” derken bulacaksın. Bi’ de kadın aklı bu, rahat duracak değil ya; adam biraz şarkıya dalsa (aslında sadece dinlese bile kesinlikle aşırı derecede kendini kaptırmış ve uzaklara dalmıştır pislik!) “Kim o? Aslı mı Özge mi? Hangisini düşündün? Sizin şarkınız mıydı” diyecek iç sesin. Sarhoş olunca gece kesin ağlayacak bir şey bulursun zaten; aman gitti makyaj da görüyo musun..

Bu arada Coşkun Sabah konserine niye gidiyorsunuz lan?

–  Gece Kulübü

Bir saniye dur ve düşün. Sevgililer Günü’nde gece kulübüne kimler gider? İstanbul’da olanlar için örneklendiriyorum; Supper’ı düşün mesela. Gözünün önüne sevgilisi olmadığı için “boşverelim eğlenelim” kafasındaki girls night out takılan kız grupları, belki sevgili buluruz kızları, “belki bu gece bi’ şey düşer lan” adamları geldi mi? Aferim, sus şimdi o zaman. Gidin evinize, oturun kanepenize filminizi izleyin.

Elinde sevdiğin adam, bi kanepe, bi de dvd (korsan dvd kullanmak bi’ suçtur, kullananların saçlarına sakız yapıştıralım, zillerine basıp kaçalım, sessiz telefonlar edip nefeslerimizi dinletelim) varsa; daha ne istiyorsun işte.  Aa viski, şarap falan; evet.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir