kırmızı dosya

Giyilmemesi Gereken Kıyafetler

By  | 
Pişman olacaksın…

Yazı: Sima Ertem

İlişkinin boyutuna, aşamasına, derinliğine göre değişir tabi.
Şimdi mesela daha ilk evrede, kendini tam tanıtamadığın, karşındakini pek sevdiğin fakat tam da tanıyamadığın o ağrılı döneme denk geldiyse bu gün, “yeni bir ilişki, yeni bir başlangıç, yeni bir ben!” hevesiyle gidip, oturduğun yerde kan dolaşımını durduracak düttürülük ve gece boyunca elini bulduğun tüm boşluklara sokmana sebep olacak minilikte bir elbise alma! En iyi yanından bakmaya çalışacak olursak, çocuk elini falan tutmak isteyecek; sense elini ordan çekersen hava kaçıracakmışsın gibi bir halde, nasıl yapsan da frikiği halletsen diye çabalarda olacaksın. Tamam zaten aşıksın, çok yemek yiyemeyeceksin ama çocuğa sarılmak istersin, bir öpmek koklamak istersin; o zaman da düttürü modelli elbisenle istediğin gibi sırnaşamaz, anca belki öne ve arkaya hareketler yapabilir, mehter takımı gibi iki ileri-bir geri’den öteye geçemez, yanlamasına bir eylemde hiç bulunamazsın. Sonra yan masada rahat ama pek şık elbiseli kızın sevdiceğiyle şen kahkalar atarken ne kadar da akışkan ve mutlu olduğunu görüp üzülürsün.

Sevgililer Günü’nü hiç önemsemeyecek genişliğe geldik artık ilişkimizde adlı ince çizgide yürümekteysen şimdiden seni görür gibiyim o gece. Saçma boğazlı kazağın, dizleri bollaşmış kotunla koltukta film izliyorsun, gününü kutlamadığın sevgilinle. Şimdi hemen kalk, titre ve kendine gel! Günü önemseme tamam da, o kadar da değil! Yoksa o saçma kazaklar ve hırkaların en yakın dostu gelir, seni de herkesi içine alabilecek kadar geniş olan depresyon hırkasının içine alır, sımsıkı sarar ve bu yüzden de “aşkım geri döööaaaaeeen” haykırışlarını kimse ama kimseler duyamaz. Çünkü o hırkanın sıcak ve geniş kollarına giren kızlar; uzun sure kimsenin aşkısı olamazlar!

Fantazi iç giyimle önceden haşır neşir olmadıysan, özenip bu gecede büyük bir açılım yapmaya kalkmamanı tavsiye ederiz. Biraz fırfır, birkaç küçük aksesuar, küçük kostüm değişiklikleri olur da; öyle güç bela giyiverdiğin, sonra da maazallah içinden çıkmaya çalışırken düğüm olacağın, seksilik şöyle dursun; ani ve kalıcı bir soğukluk yaratacağın türlü vahşilikten uzak durman kendi hayrın ve ilişkinin hayrı için daha iyi olacaktır.

Bir de bunun tam tersi olarak, “zaten çok önemsemiyoruz, iş çıkışı bir yemek yiyip evlere dağılırız, hiç halim yok 14 şubat neşesine bürünecek” diye, ne de olsa dışarıda olacaksınız diye ayıcıklı olsun, cupcake’li olsun, Disney karakterli olsun, ama en şiddetle sakınılması gereken olarak; eldiven modelli çoraplar asla ama asla giymeyelim ayağımıza. An gelir, aslında özenilmeden yapmışsın gibi göstermeye çalıştığın o en az 20 dakka süren makyajın, aslında sanki senelerdir dolabında varmış da, sabah dolaptan çekip alıvermişsin gibi yaptığın; daha dün alıp taksidini önümüzdeki 6 ay ödeyecek olduğun güzel elbisenin altına giymiş olduğun botlarının o ayaklardan çıkması gerekir; işte o zaman çok utanırsın. O cupcake’ler zihninde pasta savaşı yapar ve hedef hep sen olursun!


İstediğin yazlık elbisenden de çek elini çabuk! Yazın kaç kiloydun, şimdi kaç kilosun bi ona bak! Kalçayı malçayı sarıyor tamam da, selülitler de maşallah. Tamam toparlayıcı çorap falan geçiyor aklından biliyorum. Tamam onu hallettin diyelim, bütün geceki titremen ne olacak? Çocuk sana ceketini verecek, sen kalçaları ortaya çıkarmaya çalışırken geniş omuzlu tuhaf bir ceket üzerine düşmüş gibi saçma bir görüntüde kitlenecek, daha da na-seksileşeceksin. Sonra çocuk daha çok üşüyecek, mertliğe bok sürmemek için kendini kasacak, kastıkça üşüyecek, sonra da kırk yılın başı evin dışında gerçekleştirdiğiniz özel aktiviteniz, aşırı soğuklar yüzünden yine eve dönüp doğal yöntemlerle ısınmakla sonuçlanacak. Sen de tüm gece gaipten müzik, kadeh tokuşturma sesleri, kalabalık ortam akustiği duyar durursun; ve yazlık elbisen yatağın kenarında öyle yalnız, öyle keyifsiz yatar durur…


Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir