baş tacı

Hayal Kırığı Anlar

By  | 

Çok acıtmazlar; ama nasıl desem, bi’ tatlı hüzün bırakırlar işte…

Yazı: Yeşer Sarıyıldız

yeser.sariyildiz@mbsays.com

http://twitter.com/androverdose

Hayal kırığı anlar vardır, başka bir tarifi var mı bilemiyorum; çok acıtmazlar; ama nasıl desem, bi’ tatlı hüzün bırakırlar işte… Mesela;

Bazen Facebook’ta karşılaştığınızda heyecanla beklediğin, ama onun sana “naber” demediği an;

Sen bi’ arkadaşına her şeyi rahatlıkla anlatabileceğini düşünürken, onun senden milyonlarca şeyi sakladığını fark ettiğin an;

Annenle babanın zamanında birbirleri için dağları delip yılanlarla savaşmadığını öğrendiğin çocukkenki ilk an;

Eski sevgilinin aşık olduğunu öğrendiğinde, senin, Mr. Right’ın filan adını anmayı bırak, Mr. Maybe’den bile eser olmadığı farkındalığının gökten zembille beynine indiği an;

Kocaman bi’ evi tek başına temizlemek zorunda olduğunu anladığın an;

Yapılacak bir sürü işi ve yazılacak bir sürü maili her şekilde senin bitirmen gerektiğini acıyla hissettiğin an;

Aranızdaki çekimin nerdeyse gözle görülür düzeyde olduğu adamla sonunda yattığınız gün sonucun korkunç olduğu, bahsetmek bile istemediğin o an;

Çok ciddiye almadığın bi’ adamı kendinden uzaklaştırmaya başladığında aşık olmaya başladığını fark ettiğin o kafanı duvarlara vurasıca an;

Her kimin aramasını istiyorsan, seni bildiğin aramadığını kabullendiğin an;

Dakikalarca konuştuktan sonra, karşındakinin seni zerre anlamadığını gözlerinden okuduğun an;

Hayran olduğun o adamın/kadının bi’ restoranda garsonların kendisinden daha az değerli olduğunu düşündüğünü gördüğün an;

En sevdiğin tasarımın çalıntı olduğuna denk geldiğin an;

Mutlu olması için uğraştığın bi’ arkadaşına kendi mutluluğunu anlatırken içinden kendini seninle kıyasladığını hissettiğin an;

Çocukken çocuğun nasıl yapıldığını öğrenip annenle babanın da seni öyle yaptığını duyduğun an;

Çocukluk arkadaşınla yıllar sonra karşılaşıp muhabbet ettiğinde, nasıl öyle bir insan olduğuna inanamadığın an;

Bir sınav ya da görüşmen iyi geçmemişse bile sonucun iyi olacağını çok içten hissedip sonucun elinde patladığı an;

Yarın alırım dediğin ayakkabının ertesi gün numarasının kalmadığını öğrendiğin an;

İşten güçten kafanı kaldıramadığın bi’ dönemde ilgilenemediğin adamı fırsat bulup aradığında çoktan biriyle tanışmış olduğunu fark ettiğin an;

En çok ihtiyacın olduğu anda, ihtiyacın olan kişinin kendi hayatıyla çok meşgul olduğunu fark edip anlatamadığın an…

Sonsuza kadar çoğaltırım bıraksam; ama bi’ durmak gerekiyor. O değil de artık aramadığını kabullendiğin an demiş miydim?

Ok bye.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir