Anasayfa

Hoş Gelesin 1 Mayıs

By  | 
1 mayıs
 Sen olanca coşkunla işçinin emekçinin ve tüm ezilenlerin hakkı olarak her sene gümbür gümbür gelirken, sana bahar bayramı diyenler var biliyor musun hala?
 Ve bu insanların bazıları, steril plazalarda ya da duvarları renkli ajanslarda çalıştığı için farkında değil işçi olduğunun. Sanıyorlar ki barettir işçiyi işçi yapan, sanıyorlar ki terlemeden işçi olunmaz.
 Emeğini satıyorsan ve devlete kazandığın her kuruş için vergini ödüyor, işsizlik sigortanı yatırıyorsan, bordrondaki brüt tutar, kırpıla kırpıla kuşa dönüyorsa, sen de SGK artık hangi ilaçları karşılamıyor diye ilgiyle dinliyorsan, sağlık karnen varsa ve işe yaramıyorsa, çocuklarını devlet okuluna göndermek isteyip cesaret edemiyorsan ve özel okul parasını karşılayamıyorsan, seni de kapının önüne koyduklarında işsizlik maaşının sana da yetmeyeceğini biliyorsan, işsizlik korkusu yüzünden hamile kalmaya korkuyorsan, bebeğini işe dönebilmek için erken sütten kesiyorsan, senin de zam oranın TEFE – TÜFE ‘lere bağlıysa, o beklenen emlak krizi yüzünden sen de tırnaklarını yiyiyorsan, sen de emeğini satıyor yanında ruhunu da vermek zorunda kalıyorsan, saatinin kaç para ettğinin çok da önemi yok, istersen öğlen yemeğini Midpoint’te ye istersen sefer tasında; işçisin sen kardeşim, işçi kal.
İktidar ve Cumhurun başı 3 çocuk buyurdu, oysa gücler en fazla 2’ye yetti. bu sene sayılar diyor ki; 2 de yanlış karar çünkü 4 kişilik bir ailenin açlık sınırı 1.308 TL, yoksulluk sınırı 4.256.
Asgari ücret 949 TL
Çok öldük bu sene, madenlerde, inşaatlarda, tedbirsizlikten, para etmediğimizden, can kıymetli bulunmadığından.
Bir takım listelerde 3 haneli rakamlar olarak işlendik istatistiklere.
2014 yılında mesela 1886 mezar taşı olduk. Bazılarımızın taşa gücü yetmediğinden ıslak bir tahta durmakta toprakta.
soma
Bitti mi sandın dertlerimizi?
Haydi kat küçük esnafı da bize, ekle öğrenciyi, kayıt dışı iş gücünü de bizden say, atanamayan öğretmenleri getir gözünün önüne,
kadın cinayetlerini düşün, cinsiyetçi yasaları, Kuzey ormanlarını düşün,
betonla kaplı Taksim Meydanı’nı, Yırca’nın zeytinlerini düşün,
yirca-koyu-zeytin
köylülerin ağaca akan evlat acısı gözyaşlarını, Tağar Çayı’nın eski debisini, HES’leri düşün, kendileri ile bir getirdikleri bataklığı, sinekleri, Özgecan’ı gözünün önüne getir ve sadece bir bira içti diye tecavüzü hak etti sanıldığı için fotoğrafı bile bilinmeyenleri, sinemada sansürü, EMEK’te yıkımı, hedef gösterilen sanatçıları, hakkında dava açılan liselileri, Şakran cezaevi’ni,
gezi
Berkin’in martı kaşlarını, Ali İsmail’in bakışını, Ethem’in babasını, Abdocan’ın gülüşünü, Hasan Ferit’in ütülü gömleğini, taralı saçlarını, Mehmet Ayvalıtaş’ın darmadağın olan ailesini, Ahmet Atakan’ın son görüntülerini, Medeni’nin ismini düşün, şimdi Roboski’yi,
roboski
evlatlarından sonra katırlarına bile değen kurşunlarla yaşamaya çalıştıklarını düşün, sen hatırlayabiliyor musun kaç çocuk öldü bu ülkede son 5 ayda? Daha Ceylan’ın gözleri silinmeden hafızamızdan, kaç göz daha dizildi aklımıza?
Şimdi dostum 1 Mayıs;
Gelesin ve hoş gelesin,
Bir gün öyle bir geleceksin ki dertlerimizi süpürmek üzere, gerçek bir bayram gibi, eşit, özgür, mağrur işçiler olarak dans edeceğiz meydanlarda.
İşte biz her 1 Mayıs, bu sefer öyle gelsin diye, öyle bir gelesin diye karşılıyoruz seni.
Kavuşmamız büyük ve şanlı olsun!
1 Mayıs Kutlu Olsun
taksim

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir