baş tacı

İçimdeki Çocuk, Kadın, Patates ve Diğerleri…

By  | 

market

Yazı : Gülben Şaş

Şimdi her birimiz ‘bir tanecik’ olsak bile, bir tane olamıyoruz.

Kendimizi farklı sandıkça başkalarına
benziyoruz. Marjinallik de moda oluyor, kitlesel bir bambaşkalık adeta alıp yürüyor sayın okuyucu.
O yüzden kasmaya gerek yok. Olaylara bir de klozet üstünden bakmak gerek. Yediğin yemek ne
kadar pahalı olursa olsun, bir tuvalet etkinliği hepimizi eşitler. Hele bir sindirim sorunu gelir; moda
çekiminin ortasındaki adamı rezil eder.

Ağanın poke’u devri çoktan bitti. Şimdi aynı şeritte sıkışan Porsche ve Şahin’in zamanı. Yani dijital
kimliklerimiz diyorum @sayinokuyucu. Hepimizin eşit olduğu başka bir sanal dünya mümkün!

Türkçe karakter, İngilizce karakter derken çeşitlendik bir anda. Komik karakterler var, tespitçi
karakterler, karaktersiz karakterler… Bir sınıfı seçip içine dahil oluyorsun. Bence güzel. Ben
gerçek hayatta sanaldaki kadar kendi olamayan adam gördüm diyorum sana! Instagramlı kimlik
fotoğraflarından bir ülke, insanlar sharecı, birbirine karşı likelı, komşuluk ilişkileri mentionlı…

Bir kadın olarak bu dünyadaki var oluşunun zorluklarını biliyorum. Hayatın, boş olarak tabir ettiğimiz
kızlardan tiksinmekle geçiyor. Prim yapmalarına falan sinirleniyorsun. Küfreden kızın sevilmesine
anlam veremiyorsun, sırf seks diyebildiği için bir kızın neden seksi bulunduğunu anlayamıyorsun.
Her dünyanın dönebilmek için iyi insanlara ihtiyacı vardır. Seni seviyorum sayın okuyucu, sana
ulaşabildiğim için mutluyum, sağlığına duacıyım. Bir gün uzaylılar kadın insanlar üzerinde deney
yapmak için birilerini kaçırırsa, o sen ol isterim; seninle gurur duyuyorum.

Diğerlerine karşı bir kanaat önderi olma sorumluluğun yok, bu sözlerimi sakın yanlış anlama. Yoksa
sen de onlara benzersin. Farkın olsun istediğinde, farklı olmaya çalışma. Hep o klozetten tahtı hatırla.
Çok da ayrıntıya girme, iğrenç.

Nasıl dışarı çıktığında yanında seçtiğin arkadaşların oluyor ve sevdiğin bir mekana gidiyorsan; bu
dünyada da bunu yap. Farklı canlı türlerini görmek için turistik geziler yapma demiyorum, bi gir bak.
Ne yerler, ne içerler, ne konuşurlar öğren ki arkadaş ortamında anlatacak komikli malzemen olsun.
Şahsen ben yan masalardaki muhabbeti dinlemeyi çok severim. Hatta ben hayatı yan masalardan
öğrendim. Tadı tuzu tam yerinde bir hayatım olduğu için şanslıyım.

Neyse uzatmıyorum. Daha gidip yaşaman gereken birkaç hayat olduğunun farkındayım.

Bir gün bir yerlerde karşılaşmak dileğiyle sayın okuyucu. Kim bilir, belki de benim bir tweet’im döne
dolaşa senin ana sayfana girmiştir.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir