Ayın Dikkat Çekeni

İktisat Mezunu Plastik Makyaj Artisti: Serap Güneri

By  | 

Türkiye’de hala tam değeri anlaşılamamış bir bir sektör Plastik Makyaj… İktisat eğitiminden sonra ailesinin beklentilerini yerine getirmeyip, kendi hayalleri peşinden giden Serap Güneri ile severek yaptığı mesleği ve hayalleri üzerine konuştuk.

Kariyerinde değişiklikler yapmak ya da “hobi olarak” yine ilgilenmek ilgilenmek isteyenlerin okumasını tavsiye ederiz…

Meğer Cadılar Bayramı makyajı dediğimiz öyle kırmızı dudak kalemiyle kendimize çentik atarak olmuyormuş…

Madam Brownie: Okuduğun ve eğitimini aldığın bölüm üzerine ilerlemek yerine neden zoru seçip makyözlüğe karar verdin?

Serap: İktisat alanında eğitim aldım, aslında okul süresi boyunca zorlanmadan severek okuduğum bir bölümdü. Ama kendimi bu bölümle ilgili bir meslek yaparken hayal edemiyordum. Erdal Arsoy’dan Sahne ve sinema makyaj eğitimi aldıktan sonra istediğim şeyin bu olduğunu anladım ve peşinden gittim, hala gitmeye devam ediyorum.

Plastik Makyaj Serap Güneri_3

 

Madam Brownie: Böyle bir mesleğe yöneldiğin sürece ailenin ve çevrenin tepkisi ne oldu?

Serap: Hemen hemen her aile gibi memur olup, düzenli maaş, sosyal güvence, garanti altına alınmış bir hayat paketine sahip olmamı istediler ve hala istiyorlar. “Yapma demiyorum kızım hobi olarak yine yap!” durumu söz konusu olmuştu. Birkaç iş denemesi yaptım aslında; KPSS, banka, kurum sınavları süreçlerini es geçmedim. Ama makyaj konusundaki tavrım kesinleştikçe onlarda bu mesleği yapacağıma inanmaya başladılar. Bu konuda en büyük desteğim ablam oldu ve bu işleri biraz daha kolaylaştırdı açıkçası. Çevremdekiler ise bu tarz bir işle uğraşacağımı bildiklerinden şaşırmadılar aksine bence mutlular bile. Düşünsenize etrafınızda sevdiğiniz bir filmde gördüğünüz ya da kafanızda canlandırdığınız bir karakterin makyajını size uygulayabilen biri var. Bence gayet iyi.

Madam Brownie: Makyözlüğün ülkemizde hak ettiği değeri görmediği gibi bilinirliği de çok az. Bize biraz yaptığın işten bahseder misin?

Serap: Makyözlük dediğimizde çok genel bir tanımlama oluyor. Çünkü aslında kozmetik makyajı daha çok kişiye hitap ettiği için ülkemizde tanınan, bilinen ve ilgi çeken bir alan. Sahne ve sinema makyajı için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Sinema, dizi, tiyatro, fotoğraf çekimleri çalışma alanlarımızı oluşturuyor. Ya yeniden bir karakter yaratmak ya da senaryodaki karakteri analiz edip ona uygun makyaj uygulaması yapmak. Bu makyaj uygulaması karakterin saçından sakalına kadar her şeyi kapsamaktadır. Örneğin oyuncu kendi yaşından daha yaşlı birini canlandırıyorsa yaşlandırma makyajı uygulanarak ya saçlarını kırlaştırır ya da peruk kullanırsınız. Temelde yaptığımız, hem oyuncunun rolüne adapte olabilmesine dış görüntüsüyle destek vermek hem de seyirci için bu rolü gerçekçi kılmak. İşimiz bir diğer yanı da gerçek hayatta karşılaşamayacağımız karakterlere hayat vermek; canavar, zombi, cadı, kolu bacağı uzun bir yaratık gibi. Ya da hepimizin bildiği tanıdığı ikon olmuş kişileri başka insanlara uyarlayarak karakter canlandırması yapmak. Hitchcock filminde Anthony Hopkins’e uygulanan Hitchock makyajı gibi.

 

Plastik Makyaj Serap Güneri_1

 

Makyajın ülkemizdeki değerine gelirsek, bu alanın tanınmamasının en önemli nedeni makyajların ön planda olduğu yapımların olmaması. Bir de ülkemizde sanata ve sanatçıya bakış açısı popüler olan iyidir anlayışından öteye geçemiyor ve ülke nüfusunun büyük bir çoğunluğu arka planda çalışanları değil de sahnede, ekranda gördüğü kişiyi merak etmeyi tercih ediyor. Tiyatroların birçoğu makyaj sanatçısıyla çalışmak yerine oyuncusunun kendi makyajını kendisinin yapmasını istiyor çünkü yeterli bütçeleri yok. Böyle olunca çalışma alanlarımız kısıtlanıyor ve bu sanatı tanıtmak daha da zor bir hal alıyor.

Madam Brownie: İleride yapmak istediğin “evet bende böyle bir çalışmanın içinde olmak istiyorum”, ya da “olmalıydım” dediğin bir proje var mı?

Serap: Fantastik karakterlerin, yaratıkların içinde olduğu bir sinema filminde yer almayı çok isterim. Lord of the Rings gibi mesela. Bunun dışında yapmak istediğim işleri projeler üreterek yapmaya çalışıyorum.

Plastik Makyaj Serap Güneri_2

En son, bilinen, ünlü karakterlerle ilgili makyaj çalışmalarının olduğu bir proje hazırladık mesela. Ya da Lemur Sanat tarafından sahnelenecek olan Across the Universe müzikalinde ölü görünümlü kadınlar için makyaj uygulamaları var. İmkanlar dahilinde hatta imkanları biraz zorlayarak çalışma alanları yaratmaya çalışıyorum.

Madam Brownie: Eğer şansın olsaydı dünyaca ünlü hangi yıldıza makyaj yapmak isterdin?

Serap: Björk. Tarzını, şarkılarını, kostümlerini, karakteristik yüzünü çok seviyorum.

Madam Brownie: Makyajın, kişiyi doğal görünümünden uzaklaştırdığına inanan insanlar var, senin bu konuda görüşün nedir?

Serap: Bu yaptığınız makyaja göre değişir. Bazı insanlar gerçekten bir pudrayla yetinip güzel kalabilirken, bazıları da elindeki bütün malzemeyi kullanıp güzel kalabilir. Ben makyajın insanın kendi güzelliğini destekleyen bir araç olduğuna inanlardanım. Yani mesela gözlerinizin güzel olduğu düşünüyorsanız bir eyeliner ve rimelle yetinip gözlerinizi ön plana çıkarabilirsiniz. Eğer her bölgeyi ön plana çıkardığınızda doğallıktan uzaklaşır hatta kendinize bile yabancılaşıp yapay bir görünüme ulaşabilirsiniz. Mesela gelin makyajı yaptırmak için gelen gelin adayları genelde daha az makyajlı bir görünüm tercih ediyorlar. Çünkü o görünümün daha doğal olduğuna inanıyorlar.

Plastik Makyaj Serap Güneri_5

 

Madam Brownie: Yaptığın çalışmalarda esinlendiğin ya da örnek aldığın bir isim var mı?

Serap: Olabildiğince sanat akımlarını, sanatçıları, makyaj alanında önemli çalışmalar yapmış kişileri takip ediyorum. Ama esinlendiğim tek bir şey ve kişi yok açıkçası. Okuduğum kitaptaki bir cümle, dinlediğim bir şarkı, izlediğim bir film ya da sokaktan geçen bir insan bile bana esin kaynağı olabilir. Ama Elephant Man filminin makyajını yapan Christopher Tucker çalışmalarını beğendiğim makyaj sanatçılarından biridir.

Madam Brownie: Makyöz çantası dendiğinde aklıma direk kozmetik mağazası gibi karmaşık bir şeyler geliyor. Senin de olmazsa olmaz dediğin ve çantandan ayırmadığın kozmetik ürünlerin var mı? Varsa nelerdir?

Serap: Evet makyöz çantası kozmetik mağazası gibidir çünkü ne zaman neye ihtiyacınızın olacağını bilemediğinizden hazırlıklı olmanız gerekir. Ben çantasında makyaj çantası taşıyan biri değilimdir. Yanımda sadece güneş koruyucu krem ve dudak koruyucu taşırım.

Madam Brownie: Her gün makyaj yapmayı tercih ediyor musun?

Serap: Çok tercih ettiğimi söyleyemem. Özellikler yaz aylarında sadece allıkla ve rimelle yetinmeye çalışırım.

Madam Brownie: Bir makyöz olarak kendinize ne tarz makyaj tonlarını uygulamaktan hoşlanıyorsun?

Serap: Pin-up makyajı yapmayı tercih ediyorum genelde. Siyah belirgin bir eyeliner, şeftali tonlarında allık, kırmızı ve tonları ruj.

Madam Brownie: Özellikle plastik makyaj yaratıcılık gerektiriyor gibi, sence bu iş için özel bir eğitim almak gerekli mi yoksa birçok sanat gibi doğuştan gelen yetenekle uygulanabilir mi?

Serap: Bence yeteneğin olması yani bir el yatkınlığı olması gerekir. Ama sadece yetenekle yapılabilecek bir iş olduğunu düşünmüyorum. Çünkü plastik makyaj ile ilgili bilmeniz gereken teknikler var; mesela malzemeleri, yüz kalıbının nasıl alındığını, modellemenin nasıl yapıldığını, maskenin nasıl dökümünün alındığını bilmeniz gerekir. Bunlar için eğitim almak işleri daha kolaylaştırır. Plastik makyaj eğitimi için özel bir okul ülkemizde yok bu fırsat ancak yurtdışında var. Ama videolar izleyerek, bu alanla ilgili kitaplar okuyarak, araştırma, deneme yaparak ilerleme kaydedebilirsiniz. Tabii ki birebir aldığınız eğitim gibi olmayabilir ama çalışmaya devam ettikçe iyi bir seviyeye gelebilirsiniz bence.

Madam Brownie: Yaptığın çalışmalarda aslında sadece insanları boyamıyor, bir şeyler yaratıyorsun ve ciddi bir emek sonrası o makyaj çıkarıldığında üzüldüğün oluyor mu?

Serap: Açıkçası üzülmüyorum. Çünkü makyaj esnasında ne yaptığımı, elimin ve hayal gücümün yeterli olup olmadığını, makyaj yaptığım insanın ne kadar değiştiğini deniyorum. Yani bir anlamda kendimi sınıyorum. Sonuçta iyi bir şeyler çıkıyorsa memnun oluyorum, kötü bir şeyler çıkarsa ‘off bu olmadı, yok beğenmedim’ gibi triplere girip makyajı ben kendi ellerimle siliyorum.

Plastik Makyaj Serap Güneri_4

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir