Ayın Dikkat Çekeni

Kadın Dediğin…

By  | 

Bir sıfat verince insana altını iyi doldurmak gerek.

Mesela çiçekse eğer kadınlar; kimi kardelen zorluklara rağmen başı dik, kimi kaktüs hiçliğe rağmen beslenen, kimi orkide hassas ve kırılgan, kimi gül katmerli güzellik, kimi deve dikeni yüzüne bakmasan da asiliği ile dik. Yani çiçeksek eğer; yolmamalı, koparmamalı, toprağından, bağlarından ayırmamalı.
Hani çok estetik ya kadın, bir galeride resime bakar gibi mesafeli, alarmları çaldırmadan, kirli ellerle bozmadan, bir obje gibi değil bir eser gibi bakmalı.
Ya da şarap gibi ya hani lafınıza bakılırsa; o zaman yargılamadan, aşağılamadan, ucuzlatmadan, dökmeden, bozmadan, acılatmadan yıllanmasına izin vermeli.
Hani İstanbul’un havası gibiyiz ya; bir güneşli, bir yağmurlu, kimi zaman fırtınalı, bazen gri ve bulutlu bazen aydınlık ve sıcacık. O zaman doğayı kabul eder gibi, sorgulamadan; o anki manzaraya anlam bulmalı.
8 Mart Dünya Kadınlar GünüHani kadınız ya; o zaman kadın olmamıza izin verilmeli. Kapılar ardına kilitleyerek, ağzına mühür vurarak, eteğini çekiştirip, boynuna şallar dolayıp, bir gölge gibi süzülmesini beklemeden; kadın kadın yaşamamıza izin olmalı.
Biz erkeklerle eşit koşullarda çalışabilmek için ateşlere atılmışız bundan tam 155 yıl önce. Şimdi yeni yangınlara gerek duymadan, takdir edin artık aklımızı, evde bıraktığımız çocuklar hatırına, 10 saatlik işgünü üzerinde evi çekip çevirmemize, yemekler pişirmemize, sofralar kurmamıza saygı duyun. Ve artık eşit koşullarda okuyun özgeçmişlerimizi, eşit baremde ödeyin maaşlarımızı.
Hem mecliste hem yönetim kurullarında hem üretimde nüans değil, bir bölü ikisi olalım ortamın.
Hani annelik ya bizim en kutsal vazifemiz, o zaman anneliği yaşamamıza izin verin; doğan her çocuk geleceği şekillendiriyor. Anne sütü alamamış, anne kokusuna doymamış, çalışan annesiyle vakit geçirememiş çocuklar yönetmesin dünyayı gelecek yüzyıllarda. Süt izni derdi ile, iş güvencesi endişesi ile başlamasın annelik koşusu.
Annelik sıfatı ile de sınırlamayın bizi, çocuklar renktir hayata, tüm hayatı tek bir renge boyamak değil. Anne isek biz, sıfatlarımızdan biridir bu da. Hala kadın, hala çalışan, hala sevgili hala aynı kişiyiz biz.
Hani kadınız ya; insanlığın iki yarısından biriyiz. Yani el kaldırırken de, katı kurallara boğarken de; insan olduğunuzu ve bir insan ile karşı karşıya olduğunuzu unutmayın.
İnsanın insana davranması gerektiği gibi davranın bize.
Her insan gibi; mutluyken gülen, sevgiyle beslenen, aklıyla hayatta kalan, emeği ile kazanan, beli biraz daha ince ve göğüsleri biraz daha estetik varlıklarız. Yadırgamayın, kabullenin bizi.
Bir başka 8 Mart’ta daha özgür daha kadın olabilmek dileklerimizle…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir