baş tacı

Kerem Altan, Hıncal’ın Kuzeni Olan

By  | 

Yazı: Yeşer Sarıyıldız

yeser.sariyildiz@madambrownie.com


Çat Kapı programından beri her an çat kapı bize gelecekmiş gibi gelen bir kadındı Defne Joy benim için, hepsi o.

İyiydi, kötüydü, anneydi, evliydi, süperdi, tatlıydı vs. geçiniz.

Ve Hıncal’a geliniz, dikkatleri kuzeni Kerem Altan’dan çekmek için kendi üzerine çeken Hıncal’a, evet.

Şimdi düşünelim. Bir kadın var ve kendisine ait olmayan bir evde ölü bulunuyor. İlk ev sahibine odaklanmaz mısınız? Noldu ki, bir şey mi yaptı, zorladı mı, yardım çağırmadı mı, orda mıydı vs vs vs; sorular dönmez mi kafada? Ama günlerdir Defne’nin ahlak bekçiliğini yapmaktan ya da yapan Hıncal Uluç’a hayret etmekten başka bir şey konuşamaz olduk konuyla ilgili. Kocasıydı, çocuğuydu, ihaneti miydi, sana neydi demekten noldu’yu sormaz olduk.

Açıkçası ortada bir ihanet varsa ya da yoksa, ilişkileri açıksa ya da kıskançlıktan her an arıza çıkıyorsa da umrumda değil. Bize ne yani. İnsanların normallerini yargılamanın herhangi bir kalemin işi olduğunu düşünmüyorum. Takıldığım nokta, bir ülkenin en çok okunan köşe yazarlarından birinin yazdığı satırların etkisinin nasıl olup da bu kadar farkında olamadığı.

Söylemek istediğim, ne küçük çocuğun büyüyünce okuyacakları, ne bir ölünün arkasından konuşması, ne de bilmediği bir ilişki hakkında ipe sapa gelmez yorumlar yapması. Bir ülkenin en çok okunan köşe yazarlarından biri böyle bir konuda böyle bir tavırla bu şekilde ahlak bekçiliği yapıyorsa; bu bakire olmadığını öğrendiğinde kadını öldüren kocasına da yarıyor ve amcası tecavüz ettiği için babası tarafından öldürülen kızların kurtarılma umudunu azaltıyor. Çünkü bu konular zincirleme etkiyle büyüyor. İşte bu nedenle, herhangi bir konuda, herhangi birinin ahlak bekçiliğini yaparken, aslında ne yaptıklarının farkında olmalı insanlar. Bunun ona etkisi var çünkü. Zihniyetler birbirini tetikliyor.

Konunun özeline dönecek olursak da; kendisini Defne’nin eşinin yerine koyup dünyası başına yıkılan Hıncal; düşün ki karın bekar bir erkeğin evinde ölü bulundu. Hadi bir saniye duralım ve söylediklerinde sonuna kadar haklı olduğunu düşünelim. Kızına ilerde durumu nasıl anlatacağını aklından çıkaramıyor ve bir taraftan karının ölümünü anlayamazken, bir taraftan da ihaneti sindiremiyorsun. Birden en çok okunan köşe yazarlarından biri kalkıyor ve bunları tek tek yazıyor. Ne yapardın? Empati yeteneği çok gelişmiş Hıncal Uluç; gidip kendisini ilk bulduğu köprüden atmalı bu durumda o adam, ne dersin?

Gerçekten durumu çok iyi anlamış ve çözümlemişsin. Dikkatlerin odağını değiştirmek için elinden gelen fedakarlığı yaparken liseli ergen heyecanını kaybetmemiş olmanı ise, takdir ediyoruz.

Yanlış anlaşılmasın, Kerem Altan’la ilgili bir ima değil dikkat çekmek istediğimiz; saptırmadaki yaratıcılığa ve kendini bilmezliğe olan şaşkınlığımız.

En iyisi, bu yazının başlığı da Kerem Altan olsun; Hıncal’ın kuzeni olan.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir