kırmızı dosya

Konuşulmaması Gereken Konular

By  | 

Sallasanız da, sallamasanız da; 5 günlük sevgiliniz de olsa karşınızdaki, 5 yıllık eşiniz de, Sevgililer Günü’nde açmamanız gereken konular vardır. Ha, onlar illa ki gelir takılır aklınızın bir kenarına ama siz siz olun yutun onları! Üzerine de su için, su.

Yazı: Başak Yarar

www.twitter.com/simmmsiyah

Önce erkeklere :

Almak istediğiniz cep telefonu, indirime giren plazma tv, dizel otomatik modeli çıkmış şu araba inanın bir kadını hiç ilgilendirmez. Hele hele Sevgililer Günü’nde; bacağını sallayarak 3,5 saat bekledikten sonra yaptırdığı saçına ve makyajına, yüzlerce kadının ayağına basıp, kolunu çimdikleyip kasaya götürmeyi başardığı elbisesine, ayağına delicesine vuran şık ama lanet ayakkabısına iltifat bekleyen kadını görmezden gelip de elektronik aletleri ve 4 tekerleği (evet o çok beğendiğiniz araba kadının gözünde o an bu kadar basittir) gözleriniz parlayarak övmeniz; kesinlikle o gece yastığınıza sarılacağınız anlamına gelir.

Sevgilinizin ne kadar fanatik bir futbol taraftarı olduğu, o gün sizinle futbol konuşacağı anlamına da gelmez tabi. Futbol seven, takım tutan kadın olamaz mı canım? Ama kırmızı elbisesinin içinde, ofsayttan, TFF başkanının kim olacağından, tuttuğu takımın sakat futbolcusundan bahsedeceğini sanmanız delilik sayılır. Bunları bir pazar günü, dizleri çıkmış eşofmanlarınızla maç izleyip bira içerken de konuşabilirsiniz pekala.

Komik ve eğlenceli olmaya da zorlamayın kendinizi, sıkmayın yani. Herkes müthiş espriler yapmak zorunda değil. ‘Kızlar esprili erkeklere bayılır’ tezi biraz gerilerde kaldı, zira bir sürü zevzek doldu etraf. Komik olmak adına, lisede sigara içerken babanıza yakalanmanızı, şu çok ünlü gece kulübüne girebilmek için beline sarıldığınız sarışını, fi tarihinde küfelik olana kadar içip de eve dönene kadar şehrin muhtelif yerlerine kustuğunuzu anlatmanıza gerek yok, artık komik değil.

E tabi ki, O sizin sevgiliniz, her şeyinizi paylaşırsınız. Ama bari o gece işyerindeki salak Eren’den, bol paralı ama görgüsüz patronunuzdan, iç çamaşırının rengini görmeye çalıştığınız 22 yaşındaki fıstık gibi sekreteriniden bahsetmenize de hiç gerek yok. Bunlar;  kavgayla bitmesi kesin olan başka bir gecenin konusu olsun, çünkü 5000 tane de cümle kursanız sadece sekreter aklında kalacak o kadının bu aşikar. Ayrıca, bizim işimiz mi yahu, bize ne el alemin parasından, dimi?

Ve tabi ki kadınlara :

Buraya kadarkilerden sonra, sanki hep erkekler öküz, ayı, ne konuşacağını bilmez de kadınlar sütten çıkmış ak kaşık gibi algılanmasın. Kadınlar, siz de az değilsiniz hani. Konu, kadınsal bir meseleyse ince ince, fark ettirmeden kafa şişirebilirsiniz. ‘Beklettim sen,i kuaförde işim uzun sürdü’ aslında ‘e haydi saçıma başıma iltifat et’ demektir mesela. Öyle bir an olur ki, adam birden uyanır ve 45 dakikadır kızıl kestanenin mi yoksa küllü kestanenin mi daha güzel olduğunu konuştuğunuzu fark edebilir.Daha da kötüsü bu konuda söyleyeceği her şey aleyhinde delil olarak kullanılabilir.

İndirim olsun, olmasın konu her zaman alışverişten açılabilir! İlla ki, bahsedilecek bir Zara elbise, Mango etek, Gucci çanta vardır. Çoğunlukla da, bu mevzu Sevgililer Günü’nden önce açılmıştır, belki söz konusu elbise, etek, çanta, kolye, ayakkabı, neyse işte, bir yerlerde ‘ay çok güzel dimi?’ diyerek gösterilmiştir de erkek kafasını vitrine çevirmiş, aklında o akşamki kupa maçı, ‘evet gerçekten çok güzel canım’ demiştir hasbelkader. Kadının bu konuda söz söylemesinin nedeni pek tabi, o akşamki hediye olabilir. Ama dikkat hanımlar, siz yine debeklentilerinizi küçük tutun. Zira o adam o çantayı gördüğünü bile hatırlamıyor.

Kadının açacağı en tehlikeli konu da kendi ailesi, hiç şüphesiz. Babasının mükemmelliği, acayip iyi tamir yapabildiği (ki muhtemelen evde çalışan her şeyi bir pazar gününde tamir adı altında bozuyor olabilir), çok kültürlü ve entelektüel olduğu, süper tavla oynadığı, annesine mutfakta ve temizlikte her zaman yardım ettiği gibi ayrıntılar, adamın; zaten ne halt etmeye bağladığı belli olmayan kravatı gevşetmeye neden olabilir. Veya annesinin artık sürekli ‘evlen’ dediğinden, çeyizine bakarken birkaç damla göz yaşı döktüğünden, düğünlerde içinin bir hoş olduğundan söz etmesi, ileride karşılaşılabilecek daha büyük belaların işareti olabilir. O yüzden bu ayrıntılar ne kadar geç açığa çıkarsa o kadar iyi. En güzeli, yaşayarak görmek.

Son olarak;

İster kadın olsun ister erkek, önemli olan kendini sıkmamak. Hafif şeylerden bahsetmek en güzeli. Sevgililer Günü diye de illa süper bir gece, acayip bir eğlence, mükemmel bir evlenme teklifine gerek yok. Bunlar biraz klişe olmadı mı artık? Asıl hatırlanan, sadece o 2 kişi için özel olacak küçük ayrıntılar, bu kadar basit. Özel ve güzel 14 Şubat’lar!

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir