baş tacı

Kullanım Kılavuzu Yoktu Deneme Yanılmayla Öğrendik

By  | 

Kadınları anlamak zor derler. Gelsinler de onu benim külahıma anlatsın onlar. Mesele yaradılışta abicim. Erkekler düz mantık derler, hatta sinirlenince mankafa falan da derler. Doğru işte o. Sen nedenini nasılını, şöyle olmuştu, böyle yapmıştısını sorgulayana kadar o olayın sonucuna bakıyor işte. Oldu mu? Oldu. Oldu o zamaan. Yani aslında ne onda suç aramaya gerek var, ne kendine kızmana. Kılavuzu yok ki, burnunu bile sokasın. Biz o yüzden denedik denedik, sana anlatmaya karar verdik. Yaşadığımız şu olumsuzluklar, hayatımızda bir artı olsun, Madam Brownie’lerle çarpıp çarpıp çoğaltalım istedik. Buyurun buradan yakın.

Yazı: Derya Güzel

derya.guzel@mbsays.com

http://twitter.com/drygzl

Taş mı taş, ateşli mi ateşli; sağlam da bir vücudu var. Ama gel gör ki olmadı bir şey. Sen de sergilemişsin bütün hünerlerini, az sonra çatlayacaksın ortadan. Uyduramadınız, kıvıramadınız bu işi. Hemen düşünüp tasalanma sorun bende mi diye. Biz gördük, iyisin iyi. Ama işte oluyor böyle şeyler. Ritmi tutturamıyorsun, o an o şey, amaaan olmuyor işte bir şekilde, boş ver nedenini nasılını. Ama sana diyeceğim şudur ki; bunlar onur, gurur işleri biraz da. Gitme partnerinin (ov ye; partner dedim!) üzerine. İstersen dünyanın en seksi hatunu ol, istersen üzerine iş tanımasınlar falan kaçarak uzaklaşacak senden. Çünkü kendisini kötü hissedecek. Bir de ulan beceremedin bir şu işi diye üstüne giderseniz çok ayıp edersiniz. Biyolojik olaylar bunlar arkadaşlar neticede. (Anne, ben seks eksperi oldum) Neyse, ikinci maç için sizin hevesiniz kaçarken onun hırsı artacak. Muhtemelen iyi de bir maç çıkaracak. (Maç ne oğlum ya) Sonra gelsin ‘bebeğim’ler, gitsin ‘şekerim’ler. Aman! O hırsa dedem de birinci gelirdi. Hım.

Kesinlikle sözünün arasına girme. Anlatacağı ne varsa anlatsın, isterse çok mantıksız bir şey olsun. Sen şimdi araya girip dolaylı yollu anlatımlarla şenlendiriyorsun ya ortalığı, gelmiyor ona öylesi. Yut kardeşim, yut sözünü. Sonra konuşacak iki saat senin hakkında. Hayatında yemediğin dırdırı yiyeceksin haberin yok. Neden mi hararetli anlatıyorum. Niye olacak canım…

Bir de şey. Sakın sana evet mi hayır mı diye bir soruyla geliyorsa bu seçeneklerden başka bir cevap verme.  Gözünü seveyim. Aklına peynir ekmekle yeme derim ben, ilerde daha çok lazım olacak. Bırak bu basit şeyleri geçiştir evet, hayır diye. Ne gerek var yormaya, dolaylı yoldan da yorulmaya.

Biz şimdi kadın milleti olarak duygusal yaratıklarız ya hani, onlarda çok mantıklı falan. Gördüğümüz her olaydan da etkileniyoruz haliyle. Sonra başlıyoruz hani, ‘ay canım, nasıl oldu o öyle ya. Nasıl da yandı canı? Araba nasıl kaydı öyle asfaltta. Çocuk bisikletiyle nasıl girdi kaldırıma. Ayy!’ diye. Sonra gidip bir şey varmış gibi sevgilimize anlatıyoruz sırf çok üzüldük diye. Başkalarının acılarından kendimize şefkat çıkarıyoruz, numaralara bak. Sırf bizi biraz daha sevsin diye yapmadığımız cingözlük kaldı mı yahu? Neyse, senin umduklarınla buldukların uyuşmuyor ama. ‘Olduysa oldu hayatım, bu kadar büyütmeye ne gerek var. Her gün neler oluyor. Olacağı varmış demek ki olmuş. Boş ver sen’ diyiveriyor öyle suratının ortasına hohlayarak. ‘Yaa, amaa…’ dediğinle kal sen.

Devamı gelir diye düşünüyorum.

Bu kadının dediğini yapın, yaptığını yapmayın. Öpücük.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir