baş tacı

Kuyumcu Kapısı

By  | 

Zanaat ve sanat arasındaki fark;  zanaatın el becerisi, sanatın yaratıcılık gerektiriyor olması. Sanat ve zanaat buluştuğunda ise bize saygı duymak, ortaya çıkan esere bayılayazmak kalıyor.

Yazı: Asya Yenizen

asya.yenizen@madambrownie.com

Biz Madam Brownie’lerde bir duramama hali devam ediyor. Meziyete meziyet katma çabası, hayatın saniyesini dahi boşa harcamama gayreti, fikrimizin olmadığı konu kalmasın telaşesi sürüyor.

Zanaat ve sanat arasındaki fark;  zanaatın el becerisi, sanatın yaratıcılık gerektiriyor olması. Sanat ve zanaat buluştuğunda ise bize saygı duymak, ortaya çıkan esere bayılayazmak kalıyor.

Kadınların hep istek duyduğu, erkeklerin ise karizmasına karizma katan bir zanaat da kuyumculuk. Kuyumculuk ipe boncuk dizmek, tığ işleri ile deriyi kombinlemek gibi bir şey değil.  Her şeyden önce; elinizin altındaki malzeme altın, gümüş gibi oldukça pahalı metaller, zümrüt, pırlanta gibi kıymetli taşlar. Yani yürek ister.  Bir de tabi sabır…

Biz de, elimiz kuyumcu tezgahına değsin istedik. Üstelik de hayat bizi yormuştu, ruhumuzun dinlenmeye, elimizin işlerken beynimizi rahatlatmasına ihtiyacımız vardı. Malum bahar;  gelir gibi yapıp sırtını dönmesiyle hepimizi sersem etmişti.

Cumartesi günü kendimizi, İstanbul’un henüz turist basmamış, hanutçu mevsimi açılmamış Çemberlitaş’ında bulduk.  Çınar ağaçlarının süslediği bir sokakta, Orhan Pamuk romanlarından kopmuş bir eski İstanbul apartmanının kocaman demir kapısında “Şenay Akın Atölye” ziline bastık. Dışarısı sıcaktan kavrulurken, apartmanın kocaman girişi, kliplerde oynatılası trabzanları, el işçilikli kapıları içimizi ferahlatan bir serinlikle karşıladı bizi.

Şenay Akın Atölye’ye adım attığımız anda; girişindeki eski tip desenli taşlarına, rabıtalarına, penceresinden giren çınar yapraklarına ve içeriye süzülen güneşe hayran kaldık. Ortada kocaman bir kuyumcu tezgahı, ispirto ocakları ve Şenay Akın’ın güleryüzü karşıladı bizi.

Kuyumcu masasına monte edilmiş tenteleri önce üzerimiz kirlenmesin diye yapılmış sandık. Oysa işlenen gümüş ve altından dökülen tozları toplamak içinmiş meğer. Gramla satılan metalden söz ediyoruz, yerlerden faraşla toplanacak değil ya.

Şenay Hanım bize önce balık tasarlattı; çocuklar gibi oturduk masaya, çeşit çeşit balıklar çizdik. Komik, güzel, tombul, kılçıklı, neşeli, şık balıklar çıktı ortaya; vatozlar, köpekbalıkları, levrekler, çinekoplar…

Sonra bunları plaka mumun üzerine aktardık. Bir sürü dişçi malzemesine benzeyen, çeşitli uçlu metallerle, ispirtonun baş döndüren kokusunda ısıtıp, muma batırdık. Erimiş mumun kokusunda ayrı büyülendik. Sonra sabırla resmimizin üzerine damlattık. O esnada; aklımızda ne varsa bizi yoran, silindi gitti. Sadece balıklar vardı önümüzde, mumun muhteşem kırmızısı damladıkça desenlerin üzerine, balıklarımız hayat buldu. Üzerleri düzeltildi. Isıtıldı, fazlalıkları alındı. Ortaya çıkan balıklar yüzümüzü güldürdü.

Biz kahvelerimizi içerken; Şenay Hanım bunları döküme gönderdiğinde ne olacağını anlattı bize, bizim mumumuzun nasıl bir kolye ucuna dönüşeceğini anlattı. Sonra sohbet sohbeti açtı; bize inanılmaz romantik bir evlilik teklifi ve bu teklif üzerine, hikayeden ilham alarak yaptığı özel sipariş yüzüğü gösterdi. İşte o yüzüğe “evet” denirdi.  Sadece sahibini yansıtan, o düşünülerek yapılmış, bir benzeri daha olmayan bir yüzük. Sevdiğiniz insanın sizi ne kadar iyi tanıdığının ispatı.

Şenay Akın Atölye’den çıktığımızda, ruhumuz dingin, bedenimiz masajdan çıkmışcasına enerji yüklü, bir şey üretebilmiş olmanın keyfiyle doluyduk.

Şimdi heyecanla kolye uçlarımızın dökümden gelmesini bekliyoruz. Gözümüz her gün kapıda; kargocu bekliyoruz.

Kendi tasarımımız kolye ucu dahil biz bu dinlenceye ve eğlenceye 150 TL ödedik. Kendi tasarımlarımıza o kadar bayıldık ki; zaten balıklarımıza o fiyatı verirdik; workshop bedavaya geldi.

Aramızdan biri kalıcı olmaya karar verdi;  tanışır tanışmaz kuyumculuğa gönül verdi. Aylık kurslara başlıyor.

Daha da detay isterseniz; ya da yaz sıcağında, alışveriş merkezi döngüsünden sıyrılıp, kendiniz için birşey yapmak isterseniz, ya da sevgilinize içine emeğinizi kattığınız bir hediye hazırlamak isterseniz iletişime dair tüm bilgiler sizin için aşağıda.

Madam Brownie hayatın tadını çıkarır ama kendine saklamaz;

http://www.facebook.com/senayakinatolye

http://www.senayakin.com/

http://twitter.com/senayakin

Tasarlayakalın…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir