Menkul Kıymetler: Gladyatör Okulları Yeniden Açılsın!
Gladyatör Okulları Yeniden Açılsın!
Yazı: Ayşe Durkan
ayse.durkan@madambrownie.com
Spartacus: Blood and Sand izlememi pek muhterem eniÅŸteniz önermiÅŸti fakat sonra olay öyle bir boyuta ulaÅŸtı ki, seviyeli iliÅŸki falan kalmadı; olay ‘izleme bak yemin ediyorum aÄŸzına sıçarım!’ a kadar uzandı. İzlemeyenler pek bilmedikleri için ÅŸu noktada benim bir açıklama yapmam lazım: Åžimdi dizimiz Roma döneminde geçtiÄŸinden mütevellit, biraz açık… Yani görülen cinsel organ sayısının, seviÅŸme sahnesinin haddi hesabı yok. İzleyince bir süre sonra öyle bir kaptırıyorsun ki, sanıyorsun dışarısı Roma, herkes istediÄŸi yerde pompiÅŸ yapabiliyor, ertesi sabah da Gladyatör dövüşleri var, tüm erkekler de kaslı. Topu topu tek sezon zaten ama bölüm süresi biraz uzun olduÄŸu için 3 bölüm art arda izledikten sonra psikopata baÄŸlıyorsun. Neyse efendim, dizimiz Gladyatör okulunda geçtiÄŸi için kaslı erkek sayısının haddi hesabı yok, o yüzden biz en ön planda olan birkaç karakteri incelemeye karar verdik. OlabildiÄŸince spoiler vermemeye çalışacağım fakat takdir edersiniz ki cinsiyet özelliÄŸi olarak aÄŸzımızdan hiçbir ÅŸey kaçırmamamız imkânsız. DiyeceÄŸim o ki izlememiÅŸ olanlar okumasa daha iyi, benden söylemesi annem.
Spartacus:
Diziyi izleyip de Spartacus’u beğenmeyen var mı içimizde? Karısına olan bağlılığı ve aşkı hepimizi ‘ayy canıım’ dedirtmeye yeter zaten. ‘I am Spartacus’ diye bağırdığı sahnede kaçımız gaza gelip ‘yürü be!’ demişizdir kim bilir. Açıkçası Spartacus dururken Capua’nın ileri gelen kadınlarının tüm ilgisinin niçin Crixus’a yöneldiğini anlamış değilim ben. Evet, Spartacus biraz atarlı bir arkadaşımız ama Gladyatör dediğin de, veriyorsun yulaf lapasını, suyunu, sonra gerekirse ‘aç göster pipini teyzelere’ diyorsun, dövüştürüyorsun, sonra hop gönderiyorsun uyumaya. Bir de artık anlatılan dönemle mi alakalı bilmiyorum fakat Spartacus biricik karısı Sura’yı düşünürken aklına hep oynaştıkları sahneler geliyor nedense. Ulan karını kaçırmış götürmüşler, izini sürüyorsun, üzülüyorsun, hırslanıyorsun fakat nedense giyinik olduğun bir hayal yok kurdukların arasında. O yüzden arada ‘cıkcıkcık’ diye kınasam da yine de benim de herkes gibi en sevdiğim karakter tabi ki Spartacus.
Crixus:
Ben bu adamdan açıkçası tiksiniyorum. İğrenç kas yığını, en az bir balık kadar boş bakıyor. Yüksek bel pantolon giyip ağzının ortasına Van Damme tekmesi atma isteği uyandırıyor bende. Anca suratını assın, Spartacus’e laf çarpsın, arada Lucretia ile işi pişirsin, başka bir işe de yaramasın. Sezonun son bölümlerine doğru içim parçalansa da, Naevia ile Crixus için ‘Ne olacak bu gençlerin hali?’ diye düşünsem de kendisini bir türlü sevemedim. Sanki sürekli bir yamuk yapacakmış gibime geliyor nedense. İkinci sezonda kesin bir hainlik yapacak sanki ama şu zamana kadar tespitlerinin yarısından fazlası yanlış çıkan ben, bu sefer tutturacak mıyım bilinmez…
Varro:
Åžu dizide Spartacus’den sonra en sevdiÄŸim karakter tabi ki Varro. Adam, annelerimizin deyimiyle ‘nur yüzlü’ resmen… ArkadaÅŸ ortamında muhabbeti olsun olmasın herkesin sevdiÄŸi tipler vardır ya, onlardan iÅŸte. Çok da sevimli kerata, al koy evin bir köşesine ver yemini suyunu besle, o derece. Dizideki her erkek gibi o da tabi ki karısına çok âşık; fakat bir türlü gülmedi garibimin yüzü. Ben de en çok Varro’nun başına gelenler için üzüldüm desem yeridir. Sezonun son bölümünde Varro’nun o çıtkırıldım gözüken karısının aslan kesilmesiyle beraber hepimizin yüreÄŸine su serpilmiÅŸtir eminim. Ne diyeyim, ikinci sezonda kendisiyle ilgili flash back’ler bekliyoruz efendim.
Batiatus:
Ne kadar pis bir herif olursa olsun ÅŸeytan tüyü var keratada ama sinsi olduÄŸu su götürmez bir gerçek. Mesela akÅŸam yemeÄŸinden sonra, ‘gel balkonda kahve içelim’ desen gelecek fakat kahveyi beÄŸenmeyecek, Mango Outlet’de saatlerce kıyafet bakabilecek fakat denediÄŸin ÅŸeyler için yalandan ‘cık, yakışmamış’ diyecek bir tip bu Batiatus. Yaşı da bayağı büyük olduÄŸu için kendisi olsa olsa Almanya’dan gelen ÅŸen ÅŸakrak dayı kategorisinde yer alabilir. Ayrıca Karısı Lucretia ile onlar kadar uyumlu bir çift yok bence dizide. İkisi de ezikleÅŸip Capua’nın ileri gelenlerinden biri olma yolunda az kan dökmedi lakin sonunda da ala ala babayı aldı kendileri. Yine de ne bileyim komik adam sanki, sizce?





