Menkul Kıymetler

Menkul Kıymetler: The Big Bang Theory

By  | 

Yazı: Aslı Madenli

Şimdiki sayıya kadar Supernatural’e girdik, Sam’in six packlerinden Dean’in cörtlemiş dudaklarının sevimliliğinden bahsettik. Behlül’den bahsettik, Ezel’den bile bahsettik. Fakat Big Bang Theory’e gelince iş biraz değişiyor. Tipini, duruşunu değerlendirebileceğimiz bir adam yok ortada. Hadi zekalarının getirmiş olduğu çekiciliği değerlendirdik desem, cık o da değil. Zira, izleyen kadınları zekalarıyla etkileyemeyecek kadar üstün zekalılar. Fakat baktık ki, biz onlara bayılıyoruz. Menkul Kıymetler’de bahsetmezsek olmaz diye düşündük.

Sheldon Cooper: Şimdiye kadar izlediğim tüm diziler dahil, görüp göreceğim en muhteşem karakter Sheldon Cooper’dır. Big Bang’i seyretmeye başlamamdaki tek neden kendisidir. Sabahtan akşama kadar o ilginç gülüşünü izleyebilir, kahkahalarla gülebilirim. ‘Şöyle yakışıklı, böyle endamlı’ diyemiyoruz kendisi için maalesef; fakat alabildiğine sevimli bu adam yahu. Ben isterim ki marketlerde Sheldon Cooper satılsın, bizim evde de bir ‘Sheldon Cooper’ olsun, sabahları evin içinde ekoseli sabahlığıyla salınsın, kafa ütülesin, sorduğum tüm abuk subuk sorulara aynı ciddiyetle cevap versin. O anlatsın ben dinleyeyim, ben anlatayım o aynı bayık gözlerle beni dinlesin. Sürekli bir şeylerden rahatsız olsun, sonu gelmeyen cümleleriyle kafa ütülesin. Annem yemek pişirirken nasıl pişirmesi gerektiği hakkında onu yönlendirip dursun. Tüm bunlar olsun, evde Sheldon besleyebileyim, ben kendisine her gece uyumadan önce ‘soft kitty’ ninnisini söylemeye razıyım.

Rajesh Koothrappali: Ben içlerinde en çok bunu seviyorum. Kadınlarla konuşamadığı zamanlardaki iç sesi beni benden alıyor. Hintli aksanıyla konuştuğu İngilizcesinin muhteşemliğine değinmek istemiyorum bile. Kafası karıştığındaki yüz ifadesini gördüğüm anda suratının ortasına boks eldiveniyle ‘zbam’ diye vurmak istiyorum. Ve şöyle bir şey diyeyim bari de köşenin konseptine uygun olsun: dizideki en yakışıklı karakter budur. Hatta evet, bu adam zaten yakışıklıdır da. Şimdiye kadar pek beğeneni görmedim fakat, ‘kaşlı, gözlü’(!) erkekleri beğenen okurlar, biliyorum ki siz Raj’ı da beğeniyorsunuz, hadi kandırmayalım birbirimizi :)

Howard Wolowitz: Dizinin ilk bölümlerinde kendisinden nefret ediyordum; fakat Physics Bowl’da galip gelmelerinin ardından ‘We are the champions’ eşliğinde t-shirtünü parçalamasından sonra sevmeye başladım. Giydiği dar kıyafetler kendisini iyice ezik yapsa da, bildiği dilleri konuşurkenki şapşallığı ve Penny’e asılırken kullandığı cümleler beni çok güldürüyor. Diyecek pek bir şey yok aslında Howard hakkında. Sağdan bakıyorum, soldan bakıyorum, cık.. Değinilecek bir yeri yok. Balık gibi baktığını söyleyebilirim ama. Evet.

Leonard Hofstader: Geldik en itici karaktere. İğrenç saç kesimi, kendisine hiç yakışmayan kalın çerçeve gözlükleriyle bence bu dizideki en ezik adam Leonard’dır. Ezikliğinin farkında olup bundan rahatsız olması kendisini daha itici yapıyor, farkında değil. Sheldon zaten bir ekol, Raj ve Howard desen eğlenceli olabiliyorlar; fakat Leonard bunların yanında oldukça tırt bir insan. Ulan bu adam Penny’nin kapısına gidip tavlamaya çalıştığında onun yerine ben rezil olmuş hissediyordum kendimi resmen. Sıkıntıya giriyorum o sahneleri izlerken. Fakat anladığım kadarıyla erkekler ilginç bir şekilde kadınların Leonard’ı beğendiğini düşünüyorlar. Şimdi buradan soruyorum size: Var mı aranızda Leonard’ı beğenen?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir