Metronom

By  | 

Bir Pollyanna olamadınız; bir Heidi gibi ortalıklarda döne döne dolaşamadınız; zaten pabucunuzu dama atmak yerine, tutup size getiren bir prens de hiç olmadı.

Yazı: Derya Güzel

derya.guzel@mbsays.com

http://about.me/drygzl

Kendisine vakit ayıramamaktan şikâyetçi olan insanlar var. Hayatındaki diğer insanlara fazla vakit harcadıklarından dem vuruyorlar. Buraya kadar her şey normal.

Peki ya kendine yeterince vakit ayırmaktan şikâyetçi olan insanlar?

Tek başına birçok şeyi yapmak zorunda olmanın verdiği mutsuzluğu bilirsiniz. Her defasında yalnız kalıyor oluşunuzun sizde yarattığı önlenemez dram zincirini. Şehir içi otobüs yolculuklarındaki camdaki lekeler bile dünyanın iğrençleştiğini hissettiriyor ve sizin git gide ezilerek ortalık yerde hıçkırarak ağlama isteğinizi açığa çıkarıyor olabilir. Gördüğünüz her detay, oldukça kötü bir çağrışım yapıyor olabilir. Bu konuda bir tavsiyem yok maalesef. Tavsiyesi olanları gözlerimi kocaman açıp dinleyeceğimden de emin olabilirsiniz.

Dünyanın en neşeli şarkısı bile içinde bir hüzün barındırıyor gibi geliyor biliyorum. Günler yavaş, seneler de hızlı geçiyordur eminim. Akıl almaz çelişkilerin içinde, ancak ironilere gülerek mutlu olabiliyorsunuzdur, ona da inanırım. Bir Pollyanna olamadınız çünkü; bir Heidi gibi ortalıklarda döne döne dolaşamadınız; zaten pabucunuzu dama atmak yerine tutup size getiren bir prens de hiç olmadı. Siz günler geçerken uzayan tırnaklarınıza ve eriyip giden ojelerinize bakıp bakıp, ‘hiç bu kadar dibe vurmamıştım’ dediniz.

Belki sadece dibi görmüşsünüzdür. Ancak şizofrenler bir noktaya kıpırdamadan uzun süre bakabilirler çünkü. Ya da suyun dibinde uzun saatler boyunca kalamazsınız. Su taşır, hava yükselir. İçinizdeki ağırlığın nerede olduğunu bulup, atmosfere hediye ettiğiniz sürece.

İnsanlar zor biliyorum, değişiyorlar. Siz değişmiyor musunuz hala? Değişmekten korkup, insanların hala aynı kalmasını bekleyerek bu işkenceyi neden hala kendinize yaptığınızın bile farkında değil misiniz?

Emniyet ipinizi sadece kendi belinize dolayın o zaman. Bir ucunu emanet etmekten vazgeçin. Güvenememek dünyanın en ağır işlerinden biri, güvenmenin verdiği yıkıntıdan bile önce.

İnsanlar kendini kandırıyor demeyin. Her defasında güvenip yıkılmasaydık ve ardından tekrar güvenecek gücü barındırmasaydık, bütün hayatımızı hiç açmadığımız kapılarımızın ardında yaşardık.

Aptal değiliz, sadece ölene kadar yaşamak istiyoruz. Saçma değil.

Çay için. En güzeli.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir