Twitter feed

Mutsuzluk: Tamam Deme Sayısının Artması

Salı, Şubat 8th, 2011

Yazı: Burçak Külcü

Tamam baba, tamam patron, tamam sevgilim.

(cümlesini aşırdığım için Menteş’e özürlerimi iletiyorum.)

23 yaşındayım, eşşek gibi çalışıyorum, ailemle yaşıyorum, sevgilim yok.

Kronik muhalif olduğum gibi bir kanıya kapılsa da çevrem zaman zaman, aslında durum öyle değil. Düşünüyorum da en çok kullandığım kelime ne diye, ezici bir çoğunlukla “tamam” başı çekiyor. “bilmiyorum” ise 2. olarak devam ediyor kelime yarışına.

Tamam diyorum; bazen çok sıkıldığım ve kurtulmak istediğim için, bazen korktuğum için, bazen kaybetmek istemediğim için, bazen gerçekten istediğim için, bazen onlar istediği için, bazen öyle olması gerektiği için.

Tamam dediklerimi düşünüyorum sonra; sadece kendim için değil aslında kadın olmanın kaderinin tamam demek olduğunu mesela.

Hayatımızdaki ilk erkek figürü baba. Ataerkil olduğu düşünülen toplum, aile yapısı. Güçlü bir figür. Kızım ile başlayan bir cümle kurduğunda hayır demek ne mümkün? Tüm asiliğimiz annelere, tüm hayırlarımız onlar için. Anne bağırır çağırır kız çocuk daha çok bağırır. Baba ile böyle olmaz ama. “Hayır dedim kızım!” dediği anda cevabımız hazırdır; “Tamam baba!..” (çünkü baba sen farklısın, annemle yaşadığım ego savaşlarını yaşamıyorum seninle, çünkü sana hayranım, çünkü ben kadınım sen erkeksin, çünkü hayatımı paylaşacağım adamı bile sana benzeyen birilerinden seçeceğim, tamam baba!)

Kadın ya da erkek fark etmez, birileri patronumuz olur (tercihim her daim erkek yöneticiden yanadır, pozitif ayrımcılık yapamayacağım). -Burada kendi kendinin patronu olan şanslı kişilere herhangi bir şey demiyorum, kıskanıyorum sadece.-  Tamam dediğimiz 3 ana öğe içerisinde en nefretle ya da istemeyerek boyun eğdiklerimizdir kendileri. Para veriyor bildiğin. Her ay hesabına yatan o kuş boku kadar parayı sanki sana hibe edermiş gibi bir lütuf içerisinde verdiği için zaten bir eziklik söz konusu. Emek yok, iş yok, kafa patlatmak yok, sabah 9 akşam 6 ofiste eğlendiğin için para veriyor sana dolayısıyla ne derse “Tamam patron!” demelisin. Mimlenmeye gelmez aman diyeyim! (Belki baban zengindi, benim babam memur olduğu için tamam patron, üniversiteyi yurtdışında okudun yurtdışına gidecek uçak param bile olmadığı için tamam patron, hırsın zerresi olmadığı için bende senin egonu şişirmeliyim tamam patron!)

Bazen haykırarak bazen fısıldayarak tamam dediklerimiz, sevgili sevgililerimiz. Tüm işimiz gücümüz aslında onları tamam demeye uğraştırmakken tuzağa bilerek isteyerek düşüyoruz her defasında ve ağzımızdan çıkan tek şey; “tamam sevgilim!” oluyor.

–        zamana ihtiyacım var sanırım, biraz ayrı kalsak

+             tamam sevgilim, sen nasıl istersen..

–        saçlarını kızıl yapsana

+             tamam sevgilim, yapmaz mıyım hiç?

–        o eteği giyme çok kısa!

+             tamam sevgilim.

Bunlar gibi tonlarca fiil, istek vs. hangi birine hayır diyoruz? Ben söyleyeyim hiç birine. Mırın kırın ediyoruz, ağlıyoruz, zırlıyoruz; ama sonunda ağzımızdan çıkan kelime yine; “tamam sevgilim”

Biz kadınlara böyle mi öğretildi, dnalarımızda mı var bu bilmiyorum. Hayır, kafam şu soruya takılıyor; bir erkeğe istediğin şeyi yaptırmanın yolu yataktan geçiyor, hem fikiriz sanırım. İstemediği bir şey varsa tam da o anda (hangi anda mı, komik seni!) isteğini kulağına fısıldarsan “tamam sevgilim!!!” diyen bu sefer o oluyor. Biz kadınların tamam dedirtmek için yataklara düşüyor olmamız haksızlık değil de ne? (tamam sevgilim çünkü sana çok aşığım, aşık olduğum anlarda senden başkasını gözüm görmediği için tamam, bir etek yüzünden seni kaybetmek istemediğim için tamam, seninle birlikteyken ömrümüzü birlikte geçireceğimizi düşünecek kadar saf olduğum için tamam, sevgililiğin emek istediğini düşündüğüm için tamam, tamam dediğim tüm anlarda deliler gibi mutsuz olmama rağmen, sensiz olmak istemediğim için tamam!)

Hayatımız 3 tamam arasında gidip geliyor, mutluluk, mutsuzluk, başarı, acı, kıskançlık, paylaşmak ne varsa işte bildiğimiz, ettiğimiz eninde sonunda tamam’la tamamlanıyor.

Tüm tamamlarımı tükettim, geri gelin, tamamlarımı verin!

Elin Değmişken Bunları da Okuyabilirsin

Pin It
Baktigimiz Zaman: 14 Adet Yorum Var
Senin de Diyeceklerin Var

  1. zayıflama diyor ki:

    İlginç bir haber doğrusu dikkatle okudum. sağolun.

  2. orjin diyor ki:

    Blog’un tasarımı çok şahane gerçekten temanın adı nedir?

  3. hyş diyor ki:

    Siteniz gerçekten çok güzel olmuş başarılarınızın devamını dileriz.

  4. magazin diyor ki:

    Yazı için teşekkürler sürekli takip ediyorum konularınızı.

  5. bubala diyor ki:

    Bu ilk yorumum oldu sitenize. Hayırlı olsun^^

  6. can diyor ki:

    Güzel blog hocam tebrikler.

  7. tülin diyor ki:

    çok güzel konular paylaşıyorsunuz teşekkür ederim sürekli takip ediyorum.

  8. Kadın diyor ki:

    Güzel bir yazı olmuş ama anlamadığım yerler var.

  9. kamuran temel diyor ki:

    Çok güzel bir makale olmuş teşekkürler

  10. Bir başka kadın diyor ki:

    Nasıl da kabullenmişsiniz.. Kimse zorla almıyor ağzınızdan “tamam”ı. Hayır demenin bir yolu her zaman vardır. Birileri sizin patronunuz, babanız, sevgiliniz olabilir ama sahibiniz değiller. O istiyor diye saçını boyatmak da neymiş?

    Evet, anlattığınız gibi yaşayan kadınlar var, hatta belki çoğunluktalar, ama bunu genellemeniz hoşuma gitmedi.

    • Madam Brownie diyor ki:

      Ne güzel demişsiniz, birileri bizim patronumuz, babamız ve sevgilimiz olabilir ama sahibimiz değiller.
      Ama şüphesiz ki bunun doğruluğuna inanan başka bir kadın figürü daha var.

      Genelleme olarak görmeyin bence yine de. (:

  11. elif diyor ki:

    hayır demeyi öğreniniz..
    bkz: 27 dresses :)

  12. süheyla diyor ki:

    bu yazıyı okuyana kadar ne kadar çok tamam dediğimi bilmiyordum ama yide bu kadar çok demiyorum hayır demeyi bilmek gerekir bence

Baktigimiz Zaman 14 Adet Yorum Var
Senin de Diyeceklerin Var

Mikrofon Sende

XHTML: Yorumunuzu bunlarla susleyebilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>