baş tacı

Olmak ya da oldurmak; işte bütün kadınlık bu!

By  | 

473739183_5c99733c4bYazı : Gülben Şaş

Hala sağda solda ‘kadınlar ne ister?’ kaygılı haberler ya da yazılar görüyorum.

Çok belli değil mi?

Her şeyi!

Dünyanın en nefis pastasını yapmayı öğrenmek için kurslara kaydolmak ama onu yerken asla kilo almamak istiyoruz. Makyaj ürünlerine servet harcamak, çığlık çığlığa oje ve ruj rengi beğenmek ama hep doğal görünmek istiyoruz. Ergen bir kız tipinden bir an önce kurtulmak ama hiç yaşlanmamak istiyoruz. En mükemmel adamlarla evlenmek ama onlara bizden başka kimsenin aşık olmamasını istiyoruz.

Böylece hayattan bir erkek kadar kolay sıkılmıyoruz. Çünkü çok eğlenceliyiz! O kadar ev işinden sonra yan komşuyla balkondan sarkarak konuşmak adrenalin dolu gerçek bir macera! Yemeği yakmadan dizinin bir dakikasını kaçırmayarak izleyebilmek özverili bir antrenmanın sonucu…

Yemekti, çamaşırdı, çocuklardı… Bunlar sonraki işler tabii. Biz küçücük şeylerle mutlu olmayı da biliyoruz! Mesela bunlar bizi mutlu edebilirdi:

Küçük fiyatlı küçücük bikiniler, küçük ayaklı küçücük bebekler, küçük ışıltılı küçücük pırlantalar… Elbette her şeyin(!) küçüğünü tercih etmeyiz. Dünyamız kocamandır mesela, aşk kocaman olsun isteriz, kocaman bir ayıcıkla gelen uzun boylu sevgili de hoş olmaz mı? Herkes için bol bol yeri olan dev bir mağaza da hiç fena sayılmaz!

Moralimiz bozulursa dünyaya sövüp  sarhoş falı bakmaktansa ayakkabı almayı da tercih edebiliriz. Ayaklarım 36 numara desem, bu da küçük şeylerle mutlu olmak sayılmaz mı?

İstediğim an durmaksızın konuşabiliyor olmaktan, kıyafetlerin rengini anlamaktan, dünyadaki insan neslinin devamına aktif katkıda bulunma yeteneğimden, ağlamayı gurur meselesi yapmamaktan, sevdiğimi söyleyebilmekten, sokağa tükürmeyi ya da rahatça kaşınabilmeyi yadırgama özelliğimden, organlarımın idaresinin tamamen(!) kontrolümde olmasından, her fırsatta siyaset konuşma zorunluluğu hissetmemekten, ‘harika sevişsin ama tecrübesiz olsun’ anlayışını taşımamaktan, maç zamanları tüm programımı yeniden düzenlemek zorunda kalmamaktan ben şahsen pek bir mutluyum.

Bunlara yaklaşık 50 cümle daha ekleyebilirim, ama bunları söylemek için seçeceğim kelimelerin çoğu, erkekler tarafından oluşan resmi bir ekipçe yasaklandı.

Marilyn+Monroe+eeeHayatımın hiçbir döneminde erkek olmak istemedim. ‘Şanslı olsam erkek doğardım’ diyenleri de hiç anlamadım.

Elbette yukarıda bahsettiklerim kadar basit olduğunu iddia etmiyorum ne erkek, ne de kadın olmanın. Ama sizin düşündüğünüz kadar zor olmadığına da eminim, belki benimle paylaşmak istersiniz neden kadın olmaktan gurur duyduğunuzu ya da neden bıktığınızı. Merak etmeyin, biz bize konuşuyoruz şurada. Adınız çıkmaz, itiraf edin!

Kadın olmak çok zengin olmak gibidir. Kazanacak ve kaybedecek çok şeyiniz vardır. Biraz da seçimlerdir kadınlık yatırımını sonuçlandıran. İster bozdurup bozdurup harcarsın, ister bozup bozup harcanırsın.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir