baş tacı

Oturmaya Geldik, Evet.

By  | 

Yazı: Ayşe Durkan

ayse.durkan@madambrownie.com

Allah aşkına annemin benim düğünlerde kalkıp göbek atmamdan kazancı ne olabilir? Ne zaman eşin dostun düğününe gidip sıkıntıdan oflasam, süzüm süzüm gelini süzüp ‘pıff bok gibi olmuş, geline bak’ diye içimden geçirsem, hoop kulağımda bangırbangır bir ses.. ‘Kalk oyna sen de!’ diyen.  Güler misin ağlar mısın?

Eşli dansları seviyorum, ne bileyim elin kolun boşta durmuyor en azından. Düğünlerde yapılan kıytırık dansı da beceremeyen yoktur zaten içimizde. Oysa göbek havaları öyle mi? Böyle bir eli kolu havaya kaldırmalar, gerdan kırmalar falan.. Beceremiyorum işte. Yengenin torununun düğününde de arkadaşlarının yanında olduğun kadar rahat olamıyorsun ne yazık ki. Saçım zaten kuaförün hışmına uğramış, makyajım Bülent Ersoy makyajı gibi, alışılmadık bir haldeyim yani, ayakkabı da vuruyor,  sülalenin genç kızları arasında zaten inceden bi rekabet var,  bir de

sıkılıyorum üstelik. Ne yapayım yani, durum buyken çok neşeliymiş gibi pervasızca kolbastı mı oynayayım?

Sırf bu yüzden tek amacım düğün başında kalkıp kuzenlerimden biriyle dansetmek, sonra da sinsi gibi uslu uslu yerime oturup, annemin baskılarından uzak durmaya çalışmak. Yalnız burada çok hassas bir nokta var, Ne mi?: Tabi ki bayık slow müziğin çaktırmadan ‘haydi, hoppa’ diye hareketli müziğe  bağlandığı andan önce yerine oturabilmek. Slow şarkının çaktırmadan hareketli şarkıya bağlandığı o an, benim şu hayatta kendimi en çaresiz hissettiğim anlardandır. Kayahan’ın ‘gönül sayfam’ şarkısı eşliğinde aptal aptal iki yana eğilip

bükülerek dans ederken, bir bakıyorsun org çalan adam birden ‘aşkın kanunu’ na bağlıyor. E bu durumda benim gibi oynayamayan insan ne yapsın ha ne yapsın, söyleyin? Öyle salak gibi kalakalıyorum, ‘biz biliyoruz da mı oynuyoruz’cuların benden kıvrak bir hareket bekleyen bakışlarına maruz kalıyorum. Etrafa ‘ay yok, yoruldum ben’ bakışı fırlatıp, pistten oğluna kız beğenmeye çalışan teyzelerin arasına karışıyorum mecburen.

Sırf bir düğünde pist e çıkma stresi yüzünden yaşlanıp itibar görmek, bileziklerimi şıngırdata şıngırdata sahneyi net gören bir masaya kurulmak, masa altından sinsice ayakkabılarımı çıkarmak, pasta tabağım ve limonatamla baş başa kalmak istiyorum.  Ha ama kendi düğünümde gelinliğimle ortalıkta süzüle süzüle dans edecek, gerekirse iki elime birer mendil alıp çömele kalka İbrahim Tatlıses halayı çekeceğim, ona şüpheniz olmasın.

İçinizde böyle benim gibi düğünlerde oynayamayanlar varsa, benim çok iyi bir teklifim var. Gelin, ısrarlara dayanamayalım,  ‘Crazy dance in Kayseri’ videosundaki turuncu tişörtlü adam gibi piste dalıp çılgınsal hareketler yapalım, herkes neye uğradığını şaşırsın. Bakın sonraki düğünlerde ısrar kalıyor mu, düğüne bile çağırmazlar yemin ediyorum ki.

Bu sayılık da bu kadar olsun, planımı uygulamayı başaranlara sevgiler…

2 Comments

  1. unal sahin

    4 Şubat 2011 at 23:36

    Öncelikle merhaba. Yazinizi begendigimi belirtmeden once soylemeliyimki gecen gun websitenizde okudugum bir yaziyi begendigimi soylemek adina biraz uzunca emek vererek bir yazi yazmistim, fakat onaylamamassniz.Uzuldum acikcasi dilerim bunu onaylarsiniz.

    • drygzl

      5 Şubat 2011 at 20:44

      Selam Ünal,
      Yorumun bize ulaşmamış. Merak ettik ve ulaşmamasına da üzüldük açıkçası.
      Özellikle yayınlanmama gibi bir durumu yok, yapılan her yorumu çocukların ahlakını bozmayacak derecedeyse eğer yayınlıyoruz çünkü :)
      Eğer metin bir yerde hazır duruyorsa mail atarsan seviniriz. :)

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir