Sex Sells

Role Playing

By  | 

Şimdi sekste ‘Role Playing’ zamanı.

Yazı: Yeşer Sarıyıldız

yeser.sariyildiz@madambrownie.com

http://twitter.com/androverdose

Role Playing. Yani,  yarattığınız veya yaratılmış olan karakteri canlandırmak. Senaryoları çeşitlendirmek tamamen size kalmış. Partneriniz ister sinir olduğunuz patronunuzun sevgilisi olsun, ister hayranı olduğunuz ve imzalı fotoğrafını istediğiniz ünlü…

Konuya son derece klişe bir cümleyle başlamak istiyorum: “Dünyaya bir kere geliyoruz.” Yalnız bunu söylerken bir elimde sigara, “Amaaan takma hayatım, dünyaya bir kere geliyoruz yani, boşver…” tavrının aksine, gayet ciddiyim. Evet, dünyaya bir kere geliyoruz ve küçük bir kızken hayal ettiğimizin aksine tek bir beyaz atlı prens ve tek bir hayatla sonsuza dek mutlu olmamız pek de mümkün değil, en azından 2010 yılında. Çoğu kadın orgazmı tadamıyor bile hayatında, daha büyük bir çoğunluksa yatakta ne istediğini rahatlıkla söyleyemiyor. Hoş, söyleyenlerin durumu da pek farklı değil; ilişkiler bir süre sonra monotonlaşıyor, aynı adam-aynı yatak-aynı pozisyon üçgeninde otomatikleşmiş orgazmsılar yaşanıp gidiliyor.

Kimi erkek ön sevişmeden anlamıyor, kimi doğru noktaya hiç denk gelemiyor, kimi sadece kendi zevk aldığı pozisyondan öteye gitmiyor ve hemen hemen hepsi orgazm taklidini yutuyor. Yıllardır aynı partnerle olup hala zevkin doruklarında gezinen bir çift bulmak neredeyse imkânsız, en azından şu an. Birazdan size sonsuz çeşitliliğe açılan bir kapı aralayıp, “yapabilecekleriniz hayal gücünüzle sınırlı” diyerek göz kırpacağız çünkü.

Neticeye Değil Haticeye Bakalım

Seksle ilgili en büyük yanılgı, seksin iki cinsel organın birleşmesi sayılması yönünde her zaman. Oysa, seks bir süreçtir, hem de uzun bir süreç. Flört evresinde saçınıza dokunuşundan, buluşmak için aradığındaki ses tonuna kadarki her değişken orgazmınızı belirler. Sonuca değil, sürece odaklanmalıyız kısacası. Başka bir deyişle de, neticeye değil, haticeye bakacağız bu sefer.

İşin püf noktası süreci renklendirmekte. Peki ne yapacağız bunun için? Bildiniz, “role playing”.

Yanlış anlamayın, burada lise eteği giyip altına da jartiyeri çekmekten bahsetmiyoruz. Bahsettiğimiz başka bir dünyaya geçiş yapmak, dünyaya bir kere geliyorken, içimizde kalan bir şey bırakmamak. Daha açık olması için örneklendirelim o zaman.

Tek Gecelik İlişkiye Özeniyorsanız

Diyelim ki, uzun süredir birliktesiniz, içten içe tek gecelik ilişkilere özendiğiniz oluyor. Yapacağınızdan değil de, merak işte, istiyorsunuz. Tek gecelik bir ilişki, sevgilinizi/ eşinizi kaybetme riskine değmez; ancak sevgiliniz/eşinizle yaşayacağınız tek gecelik bir ilişki paha biçilemez.

Öğlen onu işten arıyorsunuz ve “Çok sıkıldım hayatım, bu akşam değişik bir şeyler yapalım mı?” diyorsunuz ve nerede buluşmak istiyorsanız mekanı ve saati söylüyorsunuz. Bu noktadaki tavrınız tamamen size kalmış. İster telefon konuşmasından sonra senaryonuzu yazıp mail atın, ister akşam karşılaştığınızda doğaçlama oynamaya başlayın. Garantiye almak için ilk seferde senaryoyu anlatan bir mail atmakta fayda var. Böylece hem gün boyunca heyecanlanmasını sağlarsınız, hem de onu görüp utanarak son anda vazgeçme ihtimalinden kendinizi baştan kurtarmış olursunuz.

Yeniden Tanışın!

Yine uzun süreli ilişkilerden devam edecek olursak, ilişkinin bir döneminde mutlaka o ilk flörtleşme dönemlerini, hatta yeni biriyle tanışmayı özlüyoruz. E, yeniden tanışalım o zaman! Nerde nasıl tanıştığınızı içeren bir senaryoyla ilk randevunuza tekrar çıkabilirsiniz. Tabii, burada senaryodan kastımız temayı genel hatlarıyla anlatmak, ayrıntıları doğaçlamaya bırakıp heyecanı sıcak tutmak önemli.  Tamam, gün içinde maili attınız.

Geçen gün, ortak bir arkadaşınız sizi terasında yaz şarabı içerek yeni işini kutlamak için çağırmıştı, o zaman tanıştınız. Hafif çakırkeyif bu yaz gününde, şaraptan yanaklarınız kızarmış sohbet ederken fark ettiniz ki, birçok ortak noktanız var ve daha da önemlisi garip bir yakınlık oluştu sanki aranızda. Aradan dört gün geçti ve normalde telefonu çantasına atıp teknolojinin varlığını bile unutan siz, zili son seste ve her ihtimale karşı titreşimle birlikte kullanıyorsunuz. Aksi gibi bir de takip ettiğiniz bir dizideki oyuncuyla cep telefonu melodiniz aynı ve ne zaman onun telefonu çalsa ani bir refleksle telefonunuza atlayıp hayal kırıklığına uğruyor, sonra da bir şey yokmuş gibi davranıyorsunuz.

Bugünse iş çok yoğun, zaten artık arayacağına dair umudunuz pek de kalmadı. O esnada telefon çalıyor, evet o. Hemen açmalı mıyız, yoksa biraz çalsın mı? Biraz çalsın, sesimiz ne alemde hem? Ses deneme 1 2..

-Alo?

+Naber?

-İyiyim teşekkür ederim, sesiniz tanıdık geliyor; ama çıkaramadım ben…

+Ben Barış… Geçen gün Derya’nın evinde tanışmıştık…

-Aa Barış, sen miydin?  (Evet, zevk almaya başladık değil mi?)

…..

Ve akşama buluşmak için sözleşiyorsunuz. Gün içinde bahaneler üretip bir iki kez konuşmayı sağlamak sizin yararınıza olacaktır; hem flörtleşmenin zevkini doyasıya yaşamak hem de heyecanı sıcak tutmak adına.

Buluşma Vakti

Acaba sizi nereye götürecek? Ne yemelisiniz? Ne giymelisiniz?

Eğer bu ilk oyununuzsa iş biraz size kalıyor. Siz bozarsanız, muhtemelen o da bozacaktır. Başlangıçta utangaç olma ya da kendinizi komik hissetme ihtimaliniz mevcut. Atın o hissi kafanızdan. Diyelim ki, hep gittiğiniz mekana götürdü sizi, gülümseyerek “Buraya çok sık gelir misin? diyip göz kırpın. “Evet.” “Güzel yermiş. Peki buraya arkadaşlarını getirir misin genellikle?”

Eğlenceli değil mi? Bütün akşam ona kur yapın, saçınızla oynayın, koluna küçük dokunuşlar kondurun, defalarca dinlediğiniz hikayeleri ilk kez dinliyormuşçasına dinleyin ve yorum yapın. İlk randevunuz harika mı geçiyor ne?

Saat geç oldu, bu yakışıklı, eğlenceli ve kibar adam sizi eve bırakacak. Kapının önündeki muhteşem öpücüğün etkisine kapılıp onu kahve içmeye yukarı davet edin. Şüphesiz ki, ateşli öpüşmenizden fırsat bulduğunuz ilk anda kıkırdayarak “Yeni tanıştığım insanları eve davet etmek tarzım değildir aslında.” demenin zevki bambaşka olacaktır.

Efendim? Neredeyse tekrar mı aşık oluyorsunuz?

Peki Ya Kurallar?

Role playing henüz çok yaygın olmamakla birlikte keşfeden çiftlerin bir anda vazgeçilmezi haline geliyor; çünkü hem eğlenceli, hem sıkılmaya imkan tanımıyor, hem de yaratıcılığı zorlayıp işi daha da renklendirme isteğini canlı tutuyor.

Söylediğimiz gibi, senaryoları çeşitlendirmek tamamen size kalmış. İster sinir olduğunuz patronunuzun sevgilisi rolünü verin, ister hayranı olduğunuz ve imzalı fotoğrafını istediğiniz ünlü rolünü. Ayrıca unutmayın, ilk on dakikayı atlatırsanız rolünüzü layıkıyla yerine getirirsiniz. Tek önemli ayrıntı, bir mola sözcüğü bulmak. Aksi takdirde, “Sen bunu sen olarak mı söylüyorsun, yoksa rol icabı mı? Anlayamadım ben tam…” gibi diyaloglara girmeniz ihtimal dahilinde. Yine de başlangıç için bu sözcüğe bir sınır getirmekte fayda var. İlk utangaçlıkla iki cümlede bir mola vermek de tadını kaçıracaktır işin sonuçta. Bunun dışındaki tek kural da, kuralları sizin yazıyor olmanız.

Hadi bakalım, iyi oyunlar, bol tatminler herkese…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir