baş tacı

Sabah Olduğunda Herkes Kaybolur

By  | 

Büyük beklentiler, büyük hayal kırıklarıyla kuzen gibidir. Alakaları yoktur, birbirlerine de bayılmazlar ama sürekli karşılaşırlar.

Yazı: Irem Ezgi IŞIK

Dünyayı kadınlar yönetse, savaş olmazdı. Savaş olurdu ama, nükleer bombalarla ağır silahların yerini, son moda mini etekler ve  kestane tonu en iyi tutulurmuş saçlar alırdı. Kadın olduğumuz için ne denli şanslı olduğumuzu daha çakır keyif bir zamanımda yazabilirim. Bu gün buraya bir şey hatırlatmak için geldim. İstediğimiz her şeyi elde edebilen canlılar olduğumuz gerçeğinin yanına, “kendim ettim kendim buldum” şarkısının bizler için yazılmış olma ihtimalini de iliştirelim.

Kucağımda kiloluk dondurma (ilk zamanlar dondurmanın yerini bira şişeleri de alabilir), ağlamaktan şiş gözlerim, yanaklarıma kadar akmış rimelimle çökmüş olduğum koltuğa başkası tarafından mahkum edilmiş gibi görünsem de, her boku ben yapıyorum.

Aslında her zararı kendimize bizzat veriyoruz.

O çocuğun ne kadar piç olduğunu bile bile çıkmanız, boynuzlandığınız zaman onu suçlu yapmaz. Çünkü adamın yaşam tarzı bu.
İki şekilde de suçlu sizsiniz.

-Karakteri belli olduğu halde, öyle bir adama güvenmek sizin suçunuz.

-En olmadı, dizinize oturtup, yeniden çekillendiremediğiniz, tabiri caizse adam edemediğiniz, kendinize bağlayamadığınız için yine sizin suçunuz.

Bizim suçumuz.

Sürekli yaptığımız bir hata daha var. Gece tırnak kesilmez, uğursuzluktur!

“Adam gibi adam yok ki sevelim şekerim!” muhabbetleri rastgele ayda bir dönüyordur her telefonda. Fakat adam gibi adamı nerde aradığınız da önemli sanırım.

Okun ne zaman saplanacağı elbet belli olmaz ama, gecenin 1inde barda kesiştiğin adamı, istesenizde o kafayla damatlık içinde, kucağında çocuk ile hayal edemezsiniz.

Büyük beklentiler, büyük hayal kırıklarıyla kuzen gibidir. Alakaları yoktur, birbirlerine de bayılmazlar ama sürekli karşılaşırlar.

Zorlamayın.

Anı yaşayın.

Hoş çocuk, ya da kanda çok alkol mevcut.

Gidin yanına, ya da gülümseyin, gelsin yanınıza.

Birlikte çıkın mekandan.

Ona gidin, size gidin.

Ama sabah “Günaydın Aşkım!” demeyin.

Bunu yapmayışınız sizi ucuz göstermez.

Alın bir kağıt kalem :

“Dün gece için teşekkür ederim, erken boşalma ile ilgili bana gelen spamlardan bir kaçını sana yollayacağım, umarım işine yarar..Dedim ama mailini bilmiyorum, tüh bak. Ama evet ilk defa başına geldiğine inanıyorum(!) Çok eğlendim bebek, Hoşça kal.” yazıp, ayak baş parmağına bantlayın ve gidin.

İstenmediğiniz bir yatakta, soyadını bile bilmediğiniz bir adamın uyanıp size kahvaltı teklif etmesini bekleyeceğinize, rahatlamış bir halde kendinize kahvaltı ısmarlayın, çay demli olsun lütfen!

Yanlış geceye yatarsanız, sabah olduğunda herkes kaybolur. Yeter ki siz “kadın” olduğunuz(ve memeleriniz olduğu) gerçeğinin elinden sıkı sıkı tutun, o kaybolmasın.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir