Saten Sabahlık ve Bey Baba

By  | 

Yazı: Gizem Telci

En büyük hayalim çok merdivenli bir köşkün basamaklarından, yarım bağlı saten sabahlığım ve tüylü pofuduk terliklerim eşliğinde kahvaltıya inerken, omuzlarıma düşen lülelerimin bir sağa bir sola salınması. Sonra boğazın hemen kenarındaki kahvaltı masamıza otururken, Bey Babamın günün gazetelerini karıştırması. Önümde, cam sürahi içinde duran taze sıkılmış portakal suyu… Uşak ya da hizmetli istemem, garip geliyor bana öyle şeyler. Ama her daim bana yardımcı olacak bir dadım olabilirdi mesela. Neyse konumuz saten sabahlık aslında. Bir de üstü peluşlu terlikler ve çok basamaklı merdivenler…

Onlar olayı bitiriyor işte. Nasıl bir duygudur her sabah güne bir prenses edasıyla başlamak… Herkes bir artist gibi dolanır evin içinde. Bu kare eski Türk filmlerinde böyleydi, hala değişen bir şey yok! Misal son dönemin popüler dizilerinden Aşk-ı Memnu’ya takılıyor gözüm arada. Bir insan sabah uyanır uyanmaz nasıl bu kadar güzel olabilir kardeşim? O nasıl ütopik bir dünyadır? Bihter’in hiç mi saçı karışmaz Behlül’le sevişirken ya da ne bileyim hiç mi gözleri şişmez Behlül beni bıraktı diye ağlarken? Evin içinde eşofmanla gezme adeti yok mudur? Hep yüksek topuklar, pür makyaj ve sonsuz zerafet… Kıskandığımdan değil yanlış anlamayın. Evet, benim de bir gün saten sabahlığım ve çok basamaklı merdivenleri olan bir evim olsun istiyorum; ama gerçekçi olmak lazım. Her güne bir prenses edasıyla başlamak bir süre sonra sıkıcı olacaktır mutlaka. Ve bir nokta daha, dizileri de daha gerçekçi yapmak lazım. Her şey mükemmel, garip olan sizsiniz diye izleyenlerin kendisini kötü hissetmesini sağlayan dizilere hayır! Abarttığımı düşünüyorsunuz belki; ama çarşıda pazarda şöyle bir dolaştığınızda görüyorsunuz şu hatunun hayatlara ne kadar işlediğini. Her yerde Bihter çantası, bluzu, kolyesi… Onu takan Bihter oluyor, herhalde ardından kocasını boynuzluyor. Benim fikrim ütopik hayatların “başkası gibi olmayı çok seven” toplumumuza özendirilmemesinden yana. Siz ne dersiniz bilmem. Her ne kadar saten sabahlığa ve çok basamaklı merdivenleri olan evlere karşı bir zaafım olsa da bizim olmayan hayatlar bizimmiş gibi gösterilmesin istiyorum.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir