baş tacı

Uçmak için Kanat Takmam Lazım Değil Mi?

By  | 

Biraz da korkuyorum. Ya olmazsa diye; ya gene pes edersem diye.

Yazı: İsmini Vermek İstemeyen Bir Penguen

Bu hafta Gonca Güzel ile Nutrismart’ta yeniden buluştum; elimde kan tahlillerimle. O gördüğüm 0.43, 1.2 gibi rakamlara bakıp herhalde iyiyimdir, diye diye görüşmeye gittim. Sonra pat! insülin direncim yüksek; pat! şeker kullanmamam lazım. Derin bir nefes aldım; o hastalık hastası ruh halimden kurtulup  soğukkanlılığımı takındım hemencecik. İlk hafta bir deneme süreci gibi. Sağlıklı yaşamanın daha önemli olduğunu kavramak gerekiyor. Acelecilikten uzak durmak gerek mesela. Gerçekten bir haftanın boyunca hiç aç kaldığımı hissetmedim. Sadece ara ara deli gibi tatlı krizlerimi bastırmakla meşguldum. Vermem gereken en az 30 kilo vardı önümde ve acele edemezdim. Arkadaşlarım yanımda kurabiyelerden, pastalara savrulurken ben derin bir nefes alıp çayımı yudumladım. Çok da zor değilmiş, inanın. Sosyal yiyici olan benim gibilerin en büyük katili akşam dışarı çıkmalar ise soda ile sonlandı. Ha ama haftada bir kadeh şarap da hiçbirimizi öldürmez o ayrı.

Kilo verme dışında kendimde gördüğüm ve çevremin bende gözlemlediği en büyük değişiklik; çok daha neşeli uyandığım ve enerjik olduğumdu. Gerçekten az uyumuş olsam bile daha dinç hissetmeye başladım.

Sabah  kepekli ekmeğimi, peynirimi, domatesimi yedim. Akşam et,balık,tavuk yanında salatası 1 dilim ekmeği ile gayet doyurucu bir diyet yaptığımı söylemeden geçemeyeceğim. En önemli iki şey ise ara öğünleri atlamamak ve en az 2 litre su içebilmek. Ben su konusunda biraz zorlandım açıkçası; çünkü ya koşuşturmadan su içmeyi atladım ya da ne kadar su içtiğimi ölçemedim. Ek olarak adım sayacımla birlikte günde ne kadar yürüdüğümü ölçtüm. Biraz dengesizlik yaşadım açıkçası. Çünkü bazı günler 5.000 adım atarken bazı günler 11.000 adım attım. Her gün 10.000 atabilsem düzenli bir kilo kaybına da başlamış olacağım.

Diyetisyen Gonca Güzel’in bana tavsiye olarak verdiği en iyi şeylerden biri de kan tahlillerimden yola çıkarak vücudumda yetersiz olan mineral ve vitaminleri tespit edip;  destek almama yardımcı olmasıydı. Hapları almaya başladığım 2. günden itibaren ciddi anlamda enerjik ve dinç hissetmeye de başladım. Şu an için umutluyum; sadece biraz sabırsızım. Biraz da korkuyorum. Ya olmazsa diye; ya gene pes edersem diye. Hepimizin yaşadığı ‘Bir taneden bir şey olmaz.’  mantığına kapılırsam diye. Ama yok bu sefer öyle bir şey olmayacak inanıyorum.

İnanmalıyım değil mi?

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir